Ünlü alışveriş merkezinin aksesuar katında durdu asansör. İçinden düzgün giyimli genç bir adam çıktı. Bir müddet vitrinlere baktıktan sonra sürekli kullandığı gözlük markasının satış mağazasına girdi.
Kapının yanında bir teyze ayakta duruyor, içeride alışveriş yapan bir çifti dikizliyordu. Yaşlı kadının yanındaki koltukta on dört-on beş yaşlarında bir çocuk oturmuştu. Bir kadın denemek için taktığı son model gözlükle selfie çekiyordu. Müşteriler endişeli, çalışanlar ise bıkkın görünüyordu. Suratsız bir satış danışmanı yanına yaklaştı; “yardımcı olayım isterseniz?” Olur, anlamında başını salladıktan sonra onu takip etti.
Önceden gözlük modeline karar vermediği için her gözlüğü deniyor, aynanın önüne geçip yakışıp yakışmadığına bakıyordu. Mağazada çalışan satış danışmanlarının birçoğu genç adamla ilgileniyor, beğenebileceği bir gözlüğü bulmak için adeta yarışıyorlardı. Fakat o, ne kadar gözlük denerse denesin hiçbirini tam olarak beğenememişti.
Kimini yüzüne yakıştıramıyor, kiminin şeklini beğenmiyor, uzun uzun kendini süzdükten sonra dudak büküp çıkarıyordu. Beş on dakika sonra mağaza müdürü yaklaştı yanına; “size çok özel bir gözlük deneteceğim, fiyatı biraz yüksek ama beğeneceğinize eminim,” dedi.
Sevinçle yanıt verdi mağaza müdürüne; “rakamların benim için hiçbir önemi yok, yeter ki beğeneyim.”
“Çok yeni bir ürün, henüz tanıtımı dahi başlamadı. Reklamları gösterime girdiği gün stoklarımız tükenecektir.”
“Çok heyecanlandım.”
“Buyurun o zaman,” deyip gözlüğü uzattı.
“Ama bu çok düz, hiçbir albenisi yok.”
“Deneyin lütfen, yüzünüzde görün bir kez.”
Genç adam isteksizce taktı gözlüğü. Biraz geriye çekilip aynaya bakınca gülümsemeye başladı.
“Ne kadar yakıştı yüzüme, çok beğendim,” diyerek mağaza müdürüne çevirdi başını.
“Siz ne kadar iyi bir insansınız, tanımadığınız birine yardımcı oluyorsunuz, bakıyorum da iyiliğiniz yüzünüze de yansımış, ne kadar pozitif bir ifadeniz var, güven verici, samimi.”
“İltifatınız için teşekkür ederim.”
Genç adam mağazaya göz gezdirirken az önce suratsız olduğunu düşündüğü satış danışmanıyla göz göze geldi. Dikkatli baktığında yüzündeki hüznü gördü. “Ne sıkıntısı var kim bilir?” dedi içinden.
Mağazaya girerken dikkatini çeken yaşlı kadının yanında dikizlediğini sandığı çift vardı ve gülüşerek muhabbet ettiklerinden dolayı yakını oldukları anlaşılıyordu. Koltukta oturan çocuk elindeki koltuk değneğiyle yürümeye çalışıyordu. Selfie çeken kadın kasada ödeme yapıyordu.
Mağaza müdürüne döndü; “Bu gözlüğün sırrı nedir? Neden daha önce olumsuz algıladığım şeylerin gerçek yüzünü gördüm. Teknoloji ne kadar ilerledi. Nasıl böyle bir şey mümkün olabilir? Nasıl az önce çirkin olan şeyler gözlüğü takınca güzel göründü gözüme? Bu teknoloji her şeyi ele geçirecek.”
“Bu gözlüğün sırrı kulaklarınızın arkasına geçen kısmında saklı, yaptığı sadece mutluluk hormonlarınızı uyarıp salgılanmasını artırmak, siz o yüzden gerginliğinizi atıp pozitif düşünmeye başladınız. Aslında değişen sadece bakış açınız.”
