Elif ve Yoksul
TEMMUZ Sayı: 18 - Ocak 2018

Sonbahar gözkapaklarını indirirken şehre

Kış örgü gibi sarmalamaya başlamıştı meskenleri

Yoksulun sîreti reşî û weran

Forbes’in zenginler listesinde

Elif’in havası ise tarumar

Camide bombanın izleri seccade de: 305

Kafka’nın ıstırabı uğramadı zenginlerimize her nedense

Hz.Ebubekir’in cömertliği ise geçmedi köprülerinde

Tuvalde asılı duran Gregor Samsa’ya

Yağız atıyla okunu fırlatan Kızılderiliydi

Sonra

Balıklar telaşlı telaşlı derenin kayalıklarına

Kızlar çalıların arasına kaçışırken

Kuşlar çoktan uçmuştu bile

Okun hışmıyla

Meğerse yaşamak umrundaymış İsmet Özel’in

Büyük Saatlerin sesini tıkır tıkır duyan Turgut Uyar

Ayağa kalktı

Ardından Doğu’nun yedinci oğlu

Dirilişi üfledi sura

Sonra toprağa

Kasımpatıya

Gül dedi

Gül gibi yalnız adam

Yoksula da Elif’e de diriliş saatini hatırlattı

Büyük saat ve diriliş saati yan yana olur mu?

Behey adam

Lambayı kapattı

Yorganını üzerine çekti

Titremedi bu sefer

Daldı

Rüyasında toprağa düşen gülü kokladı

Kokusunu sedyeyle taşıdı ahaliye

HÜRrûy(m)et yoksulun suretinde

Elif’in ise boy(n)unda

Ve

Şehrin uzak yerinden gelen adam

Koştu

Koştu

Göğsündeki dövmeyi yoksula ve Elif’e işaret parmağıyla gösterdi

“beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz.”

Naman Bakaç Arşivi
18 Sayı: 18 - Ocak 2018 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler