Örselenmiş zihinler korosu
Notalar eksik, kelimeler noksan
Kepçe kepçe büyütüyor mesafeleri
Hâlbuki bir çift adım yetecek hasat için
Çatlayan eller, yorulan ayaklar, şahidim.
Gökyüzü uzatıyor alnını, toprak öpüyor
Havada aşk kokusu kımıldayanı vuruyor
Hepsi bir nizamla peşi sıra izliyor birbirini
Ortada bir emek var, sahibi belli
Harekete özendirir herkesi esen rüzgâr, yağan yağmur.
Hürriyet ve kulluk emekte gizli
Sızlayan dudaklar ve çatlayan eller
Şahit olmak için göğü kuşatan avuçlar
Kutlu bir hareketle secde başlar
Kopmaz o ayaklardan masum başlar
Uzak değildir zafer, emekleyen bir bebek gösterir.
Sıcak ekmekten yayılan buğu
Buğuya gebedir, akan nehirler ve nehirlere karışan terler
Bereket saklanmıştır, toprakla buluşan tohuma
Hele şafakta varsa beklenen buluşma, tohumu yarmak için
Gözler, gözlerin pınarında yıkanırsa
Yanıtlar usulca halim bir zevki.
Ucundan tutar, dalından sarkanı
Salkım salkım büyüyünce kaçma sevdası, kömür olur
Kader akar da iz tutmaz, derinden yavaş yavaş ilerler
Yaklaşmakta olanı beklemez, gider onu karşılamaya
Nedamet değildir, şifa, samimiyet
Şahittir, büklüm büklüm bürülen yollar
Yorulmak bilmez bir çift adım ister.
Bir çift el yetecek hasat için
Anlaşılır o zaman kaçak güreşenler
Bilinir ölü kalplerin taşıyıcıları, ürpertirler acıyla
Ürperirse kalp korkma, canlıdır insan, inan bana
Seni, beni ve dahi bizi tutmaz mı samimiyet
Aşk olur da mayamız bizi de tutar
Evet, emek aşkın mayasıdır…
