Bir İskarpin Türküsü
TEMMUZ Sayı: 15 - Ekim 2017

—Buyurun beyefendi siz neden bekliyorsunuz?

Tak tak tak tak! Bir ihtiyarın gerdanı gibi çatlamış, tabanı sert, tozlu bir iskarpin… Daha yeni paspaslanmış bembeyaz banka fayansları üzerinde çığırtkan bir çocuk sanki, nasıl da cesaretli, nasıl da “Ölüm var!” der gibi yürüyor. Sıcak bir ırgatlık gününde hatırımda kalan bir türküyü çalıyor kulağıma…

—Yok, kredi değil de kart için… Beni yukarı gönderdiler.

—Ne için?

—Kartımın çipi bozulmuş, marketteydim de çekmedi, çipi bozuktur dediler. 6 senedir kullanıyom valla eskimiş, yenisini istiyorum da verebilir misiniz?

—Yeni kart verme işlemi için 444’lü numarayı arayıp talepte bulunacaksınız beyefendi.

—Nasıl?

—Siz şurada biraz bekleyin efendim yardımcı olacağım.

Tak tak tak tak! Pırıl pırıl banka fayansları üzerinde tozlu ve çatlak bir iskarpin sesi… 20’li yaşlarımın sabahında ayakkabımın içindeki otu çöpü silkeleyişim miydi bu ses, topuğuna bastığım ayakkabılarımı çıkarıp bostanda kelek yiyişim mi? Hangi sızı bu, hangi ses, hangi türkü?

—Yeni kart talebi için bekleyen beyefendi alayım kartı, bu kartınızı iptal ediyorum.Onaylıyor musunuz?

—Evet, onaylıyorum.

—Adresinizde bir değişiklik oldu mu efendim?

—Yok, olmadı üç evler mahalles…

—Tamam, aynı adres zaten.

—Yeni kart talep ediyorum onaylıyor musunuz?

—Onaylıyorum.

—Buyurun bu eski kartınız iptal edildi.

—Kırayım bunu de mi?

—Zaten iptal ettim beyefendi kullanılamaz siz bilirsiniz! Talebinizi ilettim, yeni kartınız 10 iş günü içerisinde adresinize gelecek.

—10 gün mü?

— Evet, önümüzdeki hafta içi elinizde olur mutlaka.

—Ama bayram!

***

Banka duvarlarını delip beynine inen çocuklarının sesi… Bayramda beyaz muz çorabının üstüne önü açık parlak ayakkabıları giymeyi hayal eden küçük kızın mızırdanması, o her yanı cepli keten pantolonlardan isteyen oğlanın hırçınca “Tamam!” deyişi belki de. Ama bayram…

—Alacaklarım vardı da buradan veremez misiniz kartı?

—Ben buradan kart verilemeyeceğini söylemiştim beyefendi ya internetten ya da telefondan talep edebiliyorsunuz iki türlü de ayı süre içinde gelecekti zaten.

—Anladım, peki bu kartımı tekrar açsanız başka yerde denesem…

—Kart iptaliniz yapıldı beyefendi bu işlemi geri alamam üzgünüm!

Kırık bir gülümseme…

—Tamam o zaman ne yapalım bakacaz bir çaresine sağ olun yinede, kolay gelsin hayırlı bayramlar…

— Hayırlı bayramlar.

Tak tak tak tak… Pırıl pırıl banka fayansları üzerinde ucuz iskarpin sesi… Nurgül’ü istemeye giderken ayakkabımı üç kat boyayışım mıydı bu? Posta kamyonundayken dinleyip durduğum türkü mü ? Tabi ya Neşet Ertaş sesi, memur masalarına kadar gelen Karacaoğlan kokusu:

Nice sultanları tahttan indirdi

Nicesinin gül benzini soldurdu

Nicelerin gelmez yola gönderdi

Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm”

Tak tak tak! İndi merdivenlerden eski iskarpinler. Tam da bu türkü gibi, gençliğim gibi başının çaresine gitti hep… Bankanın orta yerinde cam kolonya şişesi kırıldı sanki sonra, demir bir kaptan şekerler saçıldı etrafa. Soldu fayanslar, sarardı…

Köyden göçüşümdü tabi, sabaha karşı otobüste çalan türküyü dinledim iskarpinlerden. Avuçlarımı açıp baktım; hatırıma geldi çatlakları kararmış genç ellerim, yanık tozlu ensem, beş parasız bayramlarım… Nedendir bilmem, insan bir şeyi görür de darmadağın edip bulur yine kendini, garibanlığını, utanmalarını, umutlarını, her yaşını…

“Bakılmaz mı gözden dökülen yaşa

Gör ki neler geldi o garip başa

Hasret etti bize gama gardaşa

Bir ayrılık bir yoksuzluk biri de ölüm”

Ayşe Sena Er Arşivi
15 Sayı: 15 - Ekim 2017 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler