Büyük muharebe başladığından beri
Dünya ayaklarımın altından kayıyor
Çok eskimiş bir Alman kaputu
Bir lejyoner ilerliyor ağır ağır
Hep ters tarafa zorluyor beni
Hep kargaşanın içine doğru
Ağırladıktan sonra bir sepkeni
Biliyorum fırtına çok uzakta
Harbiyeden doğuya bakıyor yüzün tanıdım
Avcı erinin koyu kanlarını kurutan güneşe
Apoletlere sapsarı izler bırakan güneşe
Bizi birlik sandıkları güneşi tanıdım
Ablukaya alınmadan çok önce
Oyuncakları oyuna katıyor çocuk
Bir toprak temiz ve donuk
Bir gerçek oyuna katıyor bizi ve toprak
Ülke ülke, isim isim, saf saf ve mescit
Ekinler koşan tavşanlar gibi ve vatan
Rüzgârı içiyor tan vakitleri
Eve ekmek götürmek için ateş yaktım
Divan-ı harpte başladı yangın
Hep kapıları açtım savundum kendimi
Bayrak altında gece nöbetleri, hanımelleri
Rıhtım birden tutuştu gemilerle
Deniz kuvvetleriyle savundum kendimi
Kor ateşler içinde
Benim yazdan beklediğim yalnız
Yavaş yavaş ölmek büyük odalarda
Bırakın eski bakkalın sevinçten yanan gözlerini
Bırakın bir sepetle balkondan
İşporta tezgâhlarında yağlanan elleri
Kabilemin her günkü baskısı arttıkça sana
Anla sesim yıldızları kaydıran gökte var
Anla sesim şehrin üstlerinde siyah bulutlar
