I
Meyvesi güneşi kucaklayan bir ağacın sağlamlığı olsa diyorum kendimde
Ayaklarım yere öyle sağlam bassa
Meyvelere dursam meyvelere dursam
Kendimi literatüründe bir yere kondursam
Yaz günleri çilek tarlalarının damarlarını birleştirsek
Dar ve şose yoldan önce insek düzlüklere
Sonra kaybolsak, kaybolsan, kaybolsam
II
Neresinden yaşasam bilemedim hayatı
Tüm gün evde oturdum. Çay demledim.
Fesleğenim yoktu ellerimi koksun için üzerinde gezdiremedim
Dumanla randıman arasındaki pozitif korelasyon düştü aklıma
Başlarım diye, sigaraya cesaret edemedim
III
Kaçmak zalimcedir geride bıraktıkların için
Gitmenin de bir mevsimi vardır
Her gidişin başladığı yerde dönüşe bir kapı aralanır
Kapatılır o kapı, kilitlenir, duvar örülür önüne
Terk ediş başlamışsa gidişin başladığı yerde
Bense nefes almak için gitme taraftarıyım
Taraftarı olunca bir şeyin
Lehte tezahüratlar, marşlar, sloganlar da ezberlemeliyim
Garnizon terksiz bir gidişin dönüşünden sorumlu olan vay ki benim
IV
Asyalı bir kadın gördüm düşümde annemmiş
Ellerini tutuyordum beni çekerek götürürken küçükmüşüm
Bebekliğimi hatırlamıyorum sen hatırlıyor musun
Soyu kurusun sana dil uzatanın
-Dilimden böylece akıyor zehir-
Sen sözün konusu, mahfellerin kandili
Irmakların şırıltısı ve dahi ummanların mavisi
Gözüme, kulağıma, beş duyuma yani
Yüklen, çarp; hırpala beni duyum eşiklerinden aşayım
Us yarılması yaşamış bir delinin ulaştığı yere ulaşayım
