bir bakışın hışırtısı çeyrek mil öteden duyulur
ötesi sükûttur çöl de.
kadın erkek tuareg b/elinde sesi
upuzun namlu nefesi taşır
yedi yirmi dört dörtnala
çalgının çıldırmış telleri üstünde geçiyor çölü.
sade gözler ses çıkarır ve kum
çarpar yüzleri yükleri yürekleri şimşek şimşek
ses sesle bölünür
havf ve reca
keskin vehimler vahası çölde.
ve çöl
sineyi sise çeviren kalay
herkese harf harf harp elbisesi
diken dağıtan cebeci.
deri çadır çatı altı
kulak görmemiş öncekilerin masalları
geçit törende teslim edilir çocuklara
kötü ruh ağızdan girmesin için
ağzı mavi peçeyle mühürlü
adamlar anlatır.
-yırtık cebe indirilen ip uzun umuttur çölde.-
bakışlarına toz konmamıştır tuareg'in
'Allah'ın bahçesi'nde
hür insanlar
insanlar hür.
