seni alıp nerelere götürür
kalbin ses çıkarmayan ayakları
bu gün batımı bu yağmur
bu insan olmanın sancısı seni nerelere götürür
bana tutunursan ben seni bir yere götüremem
kendim bile zor geldim buralara
zor attım kendimi nuh’un gemisine
ne baharlar diktim gömleğime ne ayazlara çözdüm düğmemi
kaç zaman varsa hangi yüzyıla bırakılmışsam yazgımdan ötürü
yutkundum,
yaşamak, bir çatlak daha açtı dudaklarımda.
bana sorarsan ben bilmem zihnim doğuştan boş bir levha
suskun cevaplar doğururum yüzüne gönlün gök gibi açılır
içimden geçenler alıp götürür yüzünü kaybolursun, bu da olmaz
çünkü bilirsin kaybolan şeyleri sevmemek şiarıdır ibrahim’in
bilirsin sonrası kalmak ve gitmek, sonrası sükûnet
araması bitmez dünyanın ta ki bulamayana dek
bilmem yollar seni nereye götürecek
allah’ı sorarsan sonsuz hamd ve minnet
sevgiyi sorarsan tanıdık birini çevirip seni sormak ne güzel
şiiri sorarsan adam akıllı ağırbaşlı iş
beni sorarsan eğer bu mağlubiyet sürecek


