konuşmasak, ihtimal
hiç görüşmesek de
güzide bir okurusun yazdıklarımın
biliyorum bunu
bir topluluğa değil
bir kişiye yazıyorum bu yüzden
başka türlüsü de gelmiyor elimden
doğrusunu istersen
tanımayabilirsin gördüğün ilk anda
yüzümdeki dalgınlık çizgilerinden
suskun biri olup çıktım
yalnızlık içkalemde
kalabalık seslerle meşgul olalı beri
eski bir tanıdığı hatırlatan insanlar örneğin
itibardan düşmüş bir ceviz ağacı
ya da kenara atılmış eşyada
bir akrabalık bağı arar bulurum
ruhumla onlar arasında
kökleri eski bir arzuda
saklı saiklerle
benzer bir dalgınlık edinir
aynı göğe bakanlar
tökezleyerek rutinden düşmenin bilinciyle
üşüyen ruhlarından tanırsın onları
sessiz harflerin yükselttiği
tarakalı bir seda
taşır bazı şeyleri
insandan insana
ve eşyadan insana
çözerek rüzgârın aklını
bir irkilti hâlinde
işte düşündün
ve hatırladın sen de
konuşmasak, ihtimal
hiç görüşmesek de
güzide bir okurusun yazdıklarımın
biliyorum bunu


