Hassas İçerik
TEMMUZ Sayı: 22 - Mayıs 2018

sızlayan bin ses

tane tane biriken sağırlık

boş bir evin hüznüyle seslenir

dünyanın gözünün önünde duran bu yalnızlık.

dumana dil veren RABBİM!

vermez misin bu acıya bir dil

gönül yakınlığı sunulmuş taslardan içmek kana kana

zor mu insanım diyene

hızla geçip giden ah takılamadı parmaklara

hayatı soluyan kardeş ölü kollarında bir ablanın

kaydı gitti vicdanlardan

insanda insanı arayan merhamet

pazarlayamadı kendini

yavaşla ve sakin ol

başını kaldır göğe uzun bak

usulca bırak yere telaşı kımıldama orada kal

neredeysen orada

lıkelayıp geçtiğin kefeni geçir boynuna

an’da kal biraz az biraz

üzülmeyi düşün düşünmeden üzülmeyi

ruhunda gezdirdiğin insan olan bu ceset

her şeyi yutan bir tanrı

kendini kendinde tüketmiş

insandan insana tecelli bulmayan merhamet

doymadan kalktı sofrasından hevesin

yokluğun varlığa düşen izi

acımak.. kuru kupkuru bir nehir

ilişmek korkuya ve söylemek bir sözü

-korusun Allah (önce bizi sonra onları)

varsın geçsin “SON DAKİKA”lar

varmazken saatler dokunamazken yazgımıza

oysa herkes acısı kadar yaklaşır aynaya

hayat yine anlamadığım dilden konuştun

Ayşe Çelikkaya Arşivi
22 Sayı: 22 - Mayıs 2018 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler