Uzlaşma
TEMMUZ Sayı: 22 - Mayıs 2018

ova… seninle bu ilk karşılaşmamız

dudağında süt kökü eksik olmaz

yaprakların kitaplarda

Ve her eşyanın arkasında senin bakışların aranırdı

sonradan oraya bir şehir döktüler

İblis insanı en çok evinin penceresinden gördü

göğsümdeki bıçağı her oynattıklarında

alnımdaki ter ile saçımı yatıran esinti

Sen bir put değilsin ama ellerini tutmak bir tapınma

nefesin kendisinin bile olduğunu

bilmiyor gibi konuşuyorsun

kadın dalgınlık, siz üçer beşer gezen hakikat

hangi çirkin suç koparabilir ki aramızdaki bu bağı

bir tilavet

göğünden gölge sağ buğdayın tebessüm sarısı

yığılarak yükselen kirliliğe sırtını ver

kundağında pembe kan

asfalt çatlaklarında biten çiçekler çok şey

hayattaysak

ve gözlerimizin bozulmaya meyline şükür

sanat veya yiyecek hakkında benim de bildiklerim var

İş bu seslerle dolsun kalınlaşsın gün

ve sen kalbim

bir şiir bil bana, tarikat öğret

çıkar göğsümden kelimeler ve hırıltıyı

rüyandan bir isim kurtar kulağımdan fısıltıyı

kalmasın, sizi bir zamanlar... çok eski bir şarkı da

yeniden olsun hep yeniden

ta ki herkes kıyametini verip uzlaşılana dek

Emre Söylemez Arşivi