Dünyaya penceresiz bakıyorsun sevgilim
Yüzündeki esmerlik evsiz doğduğun günden
Bir beyazlık özlemi sözcüklerin teninde
Yalnız katılıyorsun hayatın davetine
Haberi yok annenin kışın çay saatinden
Haberi yok ablanın yaz oynatan düğünden
Şimdi gar da bekçili terminalde güvenlik
Mesai bitiminde pasajlar kilitlenir
Mendil kalem gül satan parmaklarında morluk
Kirli bir rüzgâr gibi dolanır saçlarına
Sade dişlerin beyaz bir bıçakla kitlenir
Milyon yıldır kanayan yara kabuğu tenin
Ne kadar gülümsediysen o gün köprü altında
Morga kaldırılırken kuruluveren cümle:
Ayrı bir zevki vardır üşüyerek ölmenin!

