Acziyet Anatomisi
TEMMUZ Sayı: 7 - Şubat 2017

İnsan, bazen

külleri yama tutmaz

Anka’lar diyarından geçer,

bazen de

kendine ağrılı bir azı dişi

duvardaki öksürüklü akrebi

çiğnemekten aciz kalır.

Henüz sınanmamış bu ustura

mezarlıkta, ıslığını artıran korkuyu

acemice kesmeye kalkar.

Öyle karanlık ki kanatların

gökteki turna sürüsü, ey!

Yere inmek isterken bulutlar

şerha şerha yarılan göğüsten

dağları öksürüğe boğar.

Her çocuk

anneye bir ölüm borçludur.

Bazen sesimiz gökyüzüne

gömülü kalır,

bazen de, küser öykümüze

defineye gücenen kemirgenler.

Şapkası köşeli korkuluk

her suskunluğu, kendince

duvar bilir.

Ey! Ezberimdeki

yanılgılar yılgını ayaklarım

haydi, kapaklan iki tepe arasına

herkes gibi biz de

tavafa koşalım.

Dizleri kırık atların adımı gibi

biz de, gözlerimizi

gökyüzüne kocaman dikelim.

Söyle,

kesilmiş çınarın dalları nerede.

söyle de, kesikleri

avuçlarımızda kaynatıp

başımıza taç yapalım.

Mustafa Işık Arşivi
7 Sayı: 7 - Şubat 2017 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler