Yarı yanık bir İstanbul fotoğrafı çıkıyor
Ölürken Allah diyen çocuğun gözlerinden
İstanbul ne?
Uzak bir anneyiz şimdi sadece acımsayan.
Acı sayılmaz oysa. İstatistik biliminin canı cehenneme! Şu kadar çocuk, şu kadarı kız, şu kadarı erkek. Şu kadar mahsur var. Yaralı şu kadar… Bir insanlık dramı yaşanıyormuş bir de. Öyle ya, bayılır bu Kabilin çocukları drama!
Halep yanıyor. Kör bir bıçakla kalbimizden ayrılıyor tenimiz. Eteğinden tutuşur gibi bir kız; tutuşuyoruz. Eskiyor bir bombadan bir bombaya duyarlığımız. Eskiyor yüzlerimiz.
Hep aynı filmi izliyoruz yüz yıldır. Acımız gösterimde. Balkan’da çekiliyor, Filistin’de, Bosna’da, Müslüman adacıklarında Uzak Doğu’nun… Hint’te, Çin’de, Afrika’da çekiliyor yeniden. Fark etmiyor onlar için, bizim elçimiz İsa, bizim annemiz Meryem!
Uzak bir anneyiz şimdi, vicdan sızılarından katliam albümleri yapıyoruz nesillere.
Ama onlar biliyor, o katil sürüleri, niye İstanbul çıkıyor Halep’te yarı yanık çocuğun gözlerinden!
