Yüzüm iki yumruk arasında yirmi yaşımdan beri
Sırtımı karton duvarlara yaslamışım, bilemedim
Kimin yanında yürüdüysem sözlerim duyulmadı
Dilimdeki duanın sahibi olamadım
Ellerimden ümidimi kesmeden
Kurban seçilseydim hiç olmazsa
Teslimiyetin gölgesine sığınırdım.
Beni gören herkes neden güler
Bir şey mi var yüzümde, anlayamadım
Ben gülümsediğimde
Herkesin dengesi şaşar, canı sıkılır
Zaten gülümsemem bile iki çizgi arasında
Belli etmem kimseye
Gülüyor muyum ağlıyor muyum diye.
Sana da sarsak adımlarla yürümeyi öğreteceğim
Ölümle sohbet etmeyi her gece uyumadan
Sabaha karşı bir kız çocuğu gülümseyişiyle dünyaya bakmayı
Ancak o zaman sen, dualarımı verebilirsin bana
Yabani gönlümü çantama atıp
Gözlüğümü kırdığımda oluşacak sessizlik
Garip gelmeyecek artık sana.
İçimizden bir bahar yükselecek
Yüzümü yumruklardan kurtardığında.
