Shu Okçularının Türküsü
TEMMUZ Sayı: 25 - Ekim 2018

İşte buradayız sürgün veren ilk eğrelti otlarını topluyoruz

Ve diyoruz: Ne zaman döneceğiz yurdumuza

İşte buradayız çünkü Ken-nin halkı bizim düşmanımız

Bize rahat yok bu Moğollar oldukça

Taze eğrelti otlarını kazıyoruz.

Birimiz ‘eve dönüş’ dediğinde geri kalan herkes

kederleniyor

Kederli yürekler, keder kavi, açız

ve susuz

Müdafaa hattımızı ikmal etmedik henüz, öyleyse müsaade edemeyiz

kimsenin eve dönmesine

Kurumuş eğrelti otlarını kazıyoruz

Diyoruz: Ekim’e terhis olur muyuz acaba?

Yukarıda da işler yolunda değil, kalmadı huzurumuz

Kederliyiz ama dönemeyiz yurdumuza

Hangi çiçek açmakta şimdi?

Kimin arabası bu? General’in

Atlar, onun atları bile yoruldu. Oysa ne dayanıklı atlardı!

Bize rahat yok… Bir ayda üç savaş…

Aman ya Rabbi onun atları bile yoruldu

Rütbeliler atların üzerinde, askerler atların yanlarında

Atlar, iyi eğitilmiş atlar! Rütbelilerdeki fildişinden

Oklar, balık derisiyle bezenmiş sadaklar…

Düşman tez ayak, dikkatli olmak gerek

Yola çıktığımızda bahardı söğütler eğilmişti yerlere

Dönüyoruz kar yağarken,

Ağır ağır yürüyoruz, aç, susuz…

Keder dolu yüreğimiz, hüznümüzü kim nereden bilecek?

Bunno / M.Ö. 1100 yılları.


İngilizce’den Çeviri: Salih Bursalı
Cathay isimli kitabından.

Ezra Pound Arşivi