Desem ki
TEMMUZ Sayı: 23 - Haziran 2018

Soğuk sabahlar, bezgin bir beyin ile

Başlıyorum her güne yeniden

Sırtımda ortak dertlerden bir küfe

Kulağımda salkım saçak teraneler

Ve ben konuştuğumda uyanışın safhasını

Duymuyorum babamın dilinden.

Babam

Üzerinde eski kıyafetler, ağzında sigara

Toprakla uğraşıyor, yani yaşamla

Muhafazakâr partilere oy veriyor

Bazen öfkeli

Dört çocuğuyla hayatla savaşıyor.

Dertlerim babamdan çok uzakta büyüyor

Kırgın umursamaz dilsiz

İçimde çürüyen binlerce tohum

Babam bilmediğim kelimelerle konuşuyor

Tercümanım hep annem oluyor.

Bir virgül yolumu kesiyor

Yol vermiyor adımlarıma

Annem benden babama köprü

Sırtımdan terler boşanırken

Ben, deli dolu

Dışarıdan anlayamazsınız yüreğimin bıçkınlığını

Benim de kafamda yasak düşünceler olabilir

Bir cinayet planı yapıyorum belki rüyalarıma karşı

Konforu düşlüyorum, sırtımdaki küfeyi atmayı

O zaman ben, sıkılgan canımı felç edip

Yeni bir beyinle başlayabilirim hayata

Yeni olan her şeyin güzel olmayabileceği gibi

Babam elbet o zaman

Kulak verecek haykırdıklarıma.

Mehmet Âkif Öztürk Arşivi