El kapısı zordur. Sonraları çok dedim, keşke o gün ölseydim. Keşke hiç doğmamış olsaydım, bunu da çok dedim. El kapısı ağır yüktür. Babam durdu o kapıda. Ben olmasam ölürdü, ölüm koymazdı babama. Ben vardım, onun tutacak eli yoktu. Ben o gün ölmedim, babam da ölmedi ama yaşadığını gören oldu mu o günden sonra, ben görmedim. Ağladığını gördüm babamın. Ben karnımı doyururken, ekmek arası döner, ayran, babamın tutmayan elleri, kıpkırmızı gözleri bir de, o gün ve sonraki bir sürü gün ölmedim, babam da yaşamadı.
Beni tanırsınız. Yüzümden tanırsınız. Sesimden. Kelimelerimden. Üzerimde duran her şeyden. Bir de adım var benim. Annem söylerken beni cennetten onun koynuna bırakmışlar gibi, öyle mutlu. Tıpkı sizin anneleriniz gibi. Annem öldü. Ölen her anne gibi. Ama onlar gibi de değil. Benim annem başka öldü. Yarısını bulabildik. Bana göstermediler, duydum, yarısını bulamamışlar, babama söylemişler, babam tutmayan ellerine başını koyup o duvarın dibine oturdu. Beni götürdüler. Annemin yarısını toprağa koyup üzerini örttüler. Babam geldi, babamın gözlerine bakmadım, tutmayan ellerine baktım. Allahtan ayakları tutuyordu babamın. Elini tuttum, yürüdük.
…
Küçücük çocuk. Saçlarına Allah bilir en son ne zaman su değmiştir. Babasının elinden tutmuş dükkânın önünde ağlayarak bir şeyler söylüyor. Acıkmış, belli. Babasına baktım, elleri tutmuyor. Kızına sözünü geçiremiyor. Çocuk acıkırsa ne yapsın, ne anlasın laftan. İsteyecek arkadaş, baba oldunsa isteğine yetişeceksin, çare yok. Ama babasının da çaresi yok. Ben de babayım, bilirim. Ekmek arası yaptırdım iki tane, iki de ayran, vardım yanlarına, beni görünce ne yapacaklarını bilemediler. Sormadım, uzattım poşeti, babanın elleri, kızın saçları, çocuklarım… Ben de babayım, bilmez miyim hiç? Yarabbi dedim içimden, her şeyi görüyorsun. Kız uzanıp aldı poşeti, babası yarım yamalak bir teşekkür etti. Başı önünde. Dönüp yürüdüm, dükkâna girecektim, şaşırdım, devam ettim, yoldan çırak çevirdi, gözlerim kan çanağına dönmüş, baktım, gitmişler. Allah’ım, dedim içimden, sen büyüksün, sen büyüksün… Ben de babayım arkadaş, bilmez miyim hiç?
…
İkindiyi kılıp çıktım camiden. Hava güzel, etrafta oynayan çocuklar, banklarda soluklanan yaşlılar, ağaç gölgelerine kurulan kadınlar, güvercinler bir de. Şadırvanın gölgesine oturup izlemeye başladım. İnsanın içini ısıtan saatler, şükretmek için çok sebep var. Fotoğraf makinesini çıkarıp birkaç kare güzellik biriktirmek istedim. Koşa koşa geçti önümden. Boş banklardan birine oturup hızlıca elindeki poşeti açtı. Saçları darmadağınık, üstü başı eski. Güzelliğine diyecek yok yine de. Babası olacak galiba, bir adam oturdu yanına. Bakınca göze hemen görünen bir üzgünlük. Kız, ilk paketi ona uzattı. Ekmeği elleriyle değil bilekleriyle tutuyor. Acele etmiyor. Ayranı da her lokmada kız içiriyor ona. Kendi ekmeğini hızlı hızlı yemeye devam ediyor sonra. Makineyi onlara çevirdim, yakınlaştırınca gördüm, adamın gözleri kıpkırmızı. Ekmeğini bitirmedi. Birkaç ısırıktan sonra biraz bekledi, kız kendi ekmeğini bitirince ona uzattı. Gülmeye çalışması, o kızarık gözlerle, nasıl desem… İnsanın içi yanıyor. Elimiz her şeye yetişemiyor ya… İnsanın içi yanıyor. Allah’ım, dedim içimden, Allah’ım sen büyüksün…
…
Gün boyu uğraş dur, hatta günler boyu uğraş dur, onca saat, emek, canını dişine tak, bir tarafını yırt, işin sonunda bütün övgüyü amirin alsın. Olacak iş değil diyorsun ama olan hep bu. Özel sektör olunca başka ne olmasını bekliyorsun ki?
Burası yaşanacak yer değil arkadaş, ama yapacak bir şey yok, mecbursun. Böyle hayat olmaz olsuna varıyor dilim de tövbe deyip susuyorum.
Neyse ki bir evim var. Evim olmasa bunca kahrı çekmem zaten. Şükür ki bir evim var. En azından akşam başımızı sokabileceğimiz bir çatı.
Yemek hazııır. Sırf bu ses için bile katlanılır bu hayata. Baba bak, seni çizdim. Kurban olurum ben kızıma.
Bu gün de doyurduk karnımızı, Allah olmayana da versin. Amin hayatım.
Neler var bakalım çaya kadar.
Dünya kupasında… Geç…
Bodrum’da feci ölüm… Akşam akşam…
Ailecek piknikteyiz :))… Afiyet olsun…
Eski dostlar yine birlikte… Allah daim etsin…
Benim çıkarsız yaşantım sizin menfaat terazinizi bozar… Hey yavrum kim tutar seni…
Sahibinden Renault… Geç, bizde daha çok tabanvay canım…
Arkadaşlar, bu fotoğrafı bugün çektim. Muhtemelen mülteciler. Bakınca bile insanın içi yanıyor… Ne hayatlar var… Oturduğu yerden mülteciler hakkında… biz birlik içinde olmadıkça daha çok… diyorum ki… yine de halimize ne kadar şükretsek az… Allah vatanımızı korusun, mazlumlara da yardım etsin inşaAllah…
...
Trump Putin'le Suriye İçin Anlaşmak İstiyor…
…
Çay hazır canım, küçük hanımı da al gel hadi…
…
Allah’ım, dedim içimden, Allah’ım…
