Makas
TEMMUZ Sayı: 25 - Ekim 2018

Benim de bir makaslık yerim olsa şu saltanat düzeninde

Uzun ve geniş ve kan kırmızı kordelalar önünde

Ben de boy verebilsem o plastik hat içinde flaşlar üzerimde

Ve iki yüzümde tek protokol gülümsemem olduğu hâlde

Bir bilinse, ah, bir bilseniz ne mahirim boyun bükmede

Kapı önü beklemede, el etek öpmede, temennâ etmede

Bir tüccarım ki, bu türden makbul ürünleri pazarlamada

Almış yürümüştür nâmım mahallede bezirgânlar şahı diye

Gel dense koşa koşa gelir, yıkıl emriyle suspus çekilirim

Hem nasıl uysalım, ne denirse densin hem nasıl biat ederim

Süt dökmüş minnoşlar, tekirler, sarmanlar şapka çıkarır hâlime

Bir şamar aşk etse haşmetlim, tereddütsüz öte yanağımı dönerim

Ah! Benim de bir makaslık yerim olsa şu ağam-paşam düzeninde

Ben de durabilsem tek ayaküstü bile olsa kordela hattı üzerinde

Çok şık durur üzerimde lacivert ve siyah elbiseler elbet benim de

Girerim kravatlar, tayyörler ordusuna en düşük rütbeyle olsa bile

Erol Yılmaz Arşivi