İz bırakılmayan gecelere
Dönmüş sırtını kavgalar
Hisli bir hasta bekliyorken teşhisini
En soğuk yerinden
temmuz gecesi
Çığlıklara eşlik eden yok
Çünkü imanî yüreklerde acıya ve çığlığa yer yok
Çığlık değil fakat
Göğe doğru meleklerin refîki olarak
Yükselen bir şey varsa
Nedir âhtan başka
Zalimin sıkletini
Mazlumun terazisinde hafif kılan âh
Ahlarımız…
Kimdi onlar
Küçümsenemeyecek kadar onurlu ve asil duruşlarıyla
Yönünü ayarlayan
Ve ağzındaki tükrüğünü batıya doğru hazırlayan
Allah adını İstanbul ve Ankara sokaklarında
Jet avına çıkarken kendine kalkan kılan.
Kutlu bir maziden ilham alarak
Destanların olağanüstülüklerle değil,
Hakikatin ta kendisiyle yazıldığını ispatlayan
Kimdi yahut kimlerdi
Nurlu seherin öncesinde
Rabb’e yemin ediyoruz delik deşik ayakta
Kadir Mevlâ’ya yemin,
Rahman’a yemin
Dümeni dışarıdan başka istikametlere çevrilemeyecek
İçinde bulunduğumuz bu geminin
Dalgaların girdabına kapılmayacak.
Mütefekkir bir tefrikacı, ait olduğu dinozorlar çağına
Bu geminin kaptanı ve mürettebatınca yollanacak
Bizi biz yapan her neyse, benden içeri
Bizi biz yapan her neyse, senden içeri
Ve bizi biz yapan her neyse, bizden içeri
Sonrası ne ki
Tekbir ve insan seli
