Hiç
TEMMUZ Sayı: 12 - Temmuz 2017

Çocuk gülümsemelerine özeniyor yüzüm

Taklit ediyor ve tüm gün deniyor onları kendisinde

Köşeli bir cismin tenime attığı kesik

Dağıtırken bu taklit denemelerini yüzümden

Acının başladığı yerden çıkan kanla

Deniz kenarlarına fışkırır gibi oluyorum.

Kalabalık bir şehrin ortasındaki mezarlığa aldırmadan

Geçip giden insanlara

Keşke gösterebileceğim bir yerim olsa

Kıyıda köşede unutulup gitmiş gibi mütevazı

Lakin hatırlanan

Üç şeyin ikisi geri gitmeden,

Münker ve Nekir’le başbaşa kalmadan

Bilmeyeceğim yaşadıklarımdan ne kalacak bana

Kabıkavseyn: sevenle sevilen arasındaki son mesafe, son ara:

Çünkü aşk oldukça kapanmayacak o:

Âşık içinse kapanmayacak bir yara

Hayır ve akıbetin bileşkesinde insan

Hiç ve hiçlikte değildir

Hiç ki

Alnı yere basan adamların uzağında

Perdelerin arkasına uzanamayan

Bir çift gözün körlüğüdür oysa

Baktıkça göremeyen gördüm sanarak bakan

Yavuz Balı Arşivi