M. Akif Şahin’e
Üşürüm mevsimsiz gün batımlarında
Dilime ayaz vurur dilek tutamam
‘Yaşamın duldasına sığınmış üç beş arkadaş’
Eğilip eprimiş düşlerimi onarır
Çizgisiz hayatın harita metot defterinde
Karşı duruşun köktenci bilincine gerili yaşamlar
Sert sözler bırakır bir uçtan bir uca
Sınır tanımayan coğrafyaya adanmışlıkta
Uç verir mahcup uygarlığın filizleri
Morning has broken’la gün ışığını toplarken
Cat Stevens’ı Sandy Pose, karşılar kırık ezgilerde
Çaresiz kalışın naif parmak uçlarında
Sessiz harflerle güvercin bakışlar çizilir
Gözlerim, şehrin varoşlarına sürgün
Omuzlarımda ırgat günlerin(in) ağırlığı
Hibrit tohum, oğul vermeyen sancılı toprak
Utancını taşır kamuya yazgılı geleceğin
Yasak kitapların altı çizili satırları
Geç kalmanın kaygısını biler çay evlerinde
Akşamdan sabırla demlenmiş fikir tezgâhında
İyiliğin çağrısı dokunur delikanlı kumaşımızda
Siyah beyaz katlanmış tek aile fotoğrafım
Düşlerim sandıkta naftalin kokulu
‘Güz sancısıdır’ içimde büyüttüğüm
Saklı zamanların kırlangıç yuvalarında
