Gece ve Şair ve Sabah ve Armağan Yahut Şiirdeki Beyaz Taşlar
TEMMUZ Sayı: 2 - Eylül 2016

görevdeyken kederlenen öğretmen

hınçla terk eder görev mahallini

memuriyetine küskün memur

öç ve ibret vakti örtüşür gene

mevzuat kaçkını bir mevzu gelir gündeme

müfredat müfredini çoğaltır müzelerde

ve çelikten bir miğfer ğafurunu soruşturur

mağfiret saatlerinde

ğafret gaflet ve hayret

yol bulur en billur yanından

kol kola bidayet ve nihayet

çarşı pazar söylem eylem

zifiri karanlık bir ihtilal gecesinde

gölgelikler gerilir genel grev davetine

beyni rütbesinde cinnet geçiren general

merhamet dilenir adalet pazarında

meydan kazıklarında yaver gölgesi

sinik müsteşar tivit siler sicilinden

rütbe terler keskin bir kalem ucunda

divit kararır gökçe kararlar arefesinde

terfi titrer bir devrin dil ucunda

paşaları konak bekler konakları paşalar

ve geceye sızar karanlık karartılar

ansızın bir temmuz vaktinde tam da

gecenin en inleyen saatinde bir halk

sokakta tank taşlar ve kusar tanklar

ecel kusar ölüm kusar kurşun kusar

ve sonra susar ecel de susar ölüm de susar

ama gecenin en aydınlık destanını yazar

meydanları kucaklayan kara halklar

bir bir cinnet toplar en esmer damarlar
temmuzun onbeşinde bir gece vaktinde

tam da tarihin en inleyen saatinde

bir tokat patlar beyaz yakalı tarihin suratında

esmer avuçlar kanar dua durağında

teskin bulur analar bir sela sesinde bir ezan duasında

kıvrılır uzanırım kanlı bağrında oğul bekleyen bir ananın

sarılır durulurum gölgesinde keramet kokulu bir babanın

kalbi kanayan erler görünür sonra

gözü avuçlarında yaşı avurtlarında
ve sonra analar koca bir meydanı sırtlayan analar

babalar ki en çok bir evlada kanarlar

esmer bir kandan bir tarih avlarlar

mirası muhabbeti terekesi cesareti

şu şahitlere bakın ki tanıklık vakti

son nefesleri koca bir ümmeti titretti

İsmail Söylemez Arşivi
2 Sayı: 2 - Eylül 2016 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler