Pim
TEMMUZ Sayı: 2 - Eylül 2016

Size bir şey diyeceğim. Size bir diyeceğim var. Bütün hücrelerimden geçerek. Bütün seslerimden dökülüp. Bütün nefeslerimden kayarak gelecek. Sizlere ulaşacak bir sözüm var. Merdivenlerden. Asansörlerden. Çocuklardan. Kızoğlankızlardan yükselecek. Minarelerden dağılan bir haykırış olarak. Size bir diyeceğim var. Bankanın önünde başı öne eğik elleri ceplerinde masumca duran delikanlıların ruhuma bıraktığı acılardan. Kıvır kıvır kıvrılan acılardan. Size bir diyeceğim var. Kaldırımlarda adımlarken geçen ömrüme yandığım o günler bitti. Bir ağacın gövdesine yaslanıp Paris’ten bahsetmiştik. Karıncalar. Gömme taşlı yollar. Konkord meydanıydı. Ben o merdivenin başında kaldım. Kalırken işte. Ben içimden bana bir ses ulaşıyor. Ben bir başkayım. Ben bir başkaydım. Ben yankılanır dururdum. Ben yansılanır dururdum. Ben yıpranır dururdum. Ben eğilir. Bükülür. Ben kırılır dururdum. Ben yoklar dururdum kendimi. Ben acılanır dururdum. Ben dururdum. Dünya dururdu. Ben ıskaladım durdum. Ben ıskalanıp durdum. Size bir diyeceğim var. Minarelerden düştüm. Sesim incecik boynum gibi tınladı durdu. Dururken işte. Müzeden çıkan bayan. Operaya giren amca. Şimdi eğilip kucağınıza. Size bir şey diyeceğim. Size bir kelime. Bir büyü. Bir vird. Bir küfür. Bir dua. Bir numara. Bir okus. Bir pokus yuvarlayacağım. Bir haber. Bir cinayet. Bir ihbar. Bir ihtar. Bir jurnal. Bir kelime fısıldayacağım kulaklarınıza. Bir nefes. Bir gerilim bu. Bir yırtılım. Bir eğilim. Bir öldürüm. Bir sağaltım belki. İşte eğildim. İşte konuşuyorum. İşte nefes borumdan süzülüyor. İşte bükülüyor ses tellerim. İşte bir tılsım. Bir resim. Bir replik. Bir sözüm var size. Bir final ânı bu. Müzeden çıkan gençlerin. Meydandan geçen turistlerin. Kendisiyle konuşurken kendisine bakmayan müşterilerine içerleyen kalın gözlüklü tezgâhtarın kulak zarından yukarıya süzülecek. Beyin hücrelerinden sızacak bir… Eğilin biraz. Eğilin bana. Kendimi hazır hissediyorum buna. Bütün hücrelerimden geçerek. Bütün seslerimden dökülüp. Bütün nefeslerimden kayarak. Delikanlı kızlardan delikanlı oğlanlardan dolaşıp belediye meydanlarına. Serin yaz ikindilerine. Sulanmış taşlıklara ulaşan bir şifre bu. Bir ilan bu. Bir ilam bu. Bir haber bu. Bir ışık bu. Bir sihir bu. Bir dua bu. Bir gürleyiş. Bir yırtılış. Bir kurtuluş bu. Eğilin bana. Dinleyin beni. Şimdi bir ateşi kulaklarınızdan salacağım kalbinize. Bir örümceği nefes borunuzdan aşağı bırakacağım. Haydi durmayın. Bükün dizlerinizi. Uzatın kulaklarınızı dudaklarıma… Var ya… Pimini çekeceğim dünyanızın…

Abdullah Harmancı Arşivi
2 Sayı: 2 - Eylül 2016 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler