Bir aydır o yüzlere bakıyorum. Birbirinden aydınlık, birbirinden güzel şehid yüzlerine. Minnet ve hayranlık içinde. Alınlarındaki aklığa, ışıltıya, sükûnete imreniyorum.
Dağların doruklarından kaynayıp coşkuyla denizlere kavuşan, insan eli değmemiş nehirler gibi bir duruluk var bakışlarında. Gözlerinde, inci mercan gibi nice güzelliğe ev sahipliği yapan bir okyanus derinliği.
Tarihin ender kaydettiği görkemli bir direnişin, gösterişten uzak yiğitleri, kahramanları onlar. Onurumuz ayaklar altında çiğnenmesin, geleceğimiz kararmasın, vatan düşmesin diye toprağa düşmeyi yeğleyen asil duruşun sahipleri. Münbit bir toprak kadar mütevazı ve cömertler.
Bir tohum gibi düştükleri yerden taptaze filizler yeşerecek elbette. Alınlarındaki ışık yeni nesillerin yollarını aydınlatmaya devam edecek. Onlar bu tertemiz yüzlere bakarak yetişecekler. İhanet karşısında, değerlerine yönelik saldırılar karşısında yapmaları gerekeni o güzel yüzlerden ögrenecekler.
Bundan sonra unutur ya da şaşırırsak o yüzler gelecek gözümüzün önüne. Ne yapmalı dediğimizde, o çehreleri bulacağız karşımızda. Onlar tereddüde yer bırakmayan bir netlikle konuştular o gece ve dünya durdukça da konuşmaya devam edecekler. Birer pusula gibi yol gösterecekler yönünü tayin edemeyenlere.
O yüzlerde beklentisizliğin asaleti okunuyor. Elinden geleni yapıp sonucu sadece O'ndan beklemenin mütevekkil sessizliği. Onların kalanlardan bir beklentisi yok. Bizim onları unutmamak ve unutturmamak gibi bir görevimiz var.
Zalime eyvallah etmeyen bir cesaretin timsali oldular. Kimi acımasız tanklara siper etti gövdesini, kimi helikopterlerden açılan ateşin hedefi oldu. Üzerlerine sıkılan kurşunlara rağmen geri adım atmayan bir kararlılığın bayrağını açtılar.
Şehadet sonrası ulaştıkları makamı seyredercesine mütebessim simalar. Bu bakışlara ancak gıpta edilebilir. Burada da ötede de ellerimizle yaptıklarımızın karşılığını göreceğiz hepimiz. Onlar ellerinden geleni fazlasıyla yaptılar. Allah için, vatan için, kalanların özgürlüğü için canlarını feda ettiler. Yüzleri ağaranlardan oldular. Rablerinin rızasına ve nimetlerine kavuştular.
Biz şimdi bu yanda bütün mahcubiyetimizle minnet ve hayranlık içinde o yüzlere bakıp "Şahidiz ya Rab!" diyoruz. Onların iyiliğine, güzelliğine, asaletine, tertemiz ve büyük fedakârlığına şahidiz. Şahitliğimizi kabul buyur ya Rabbi!
