Şehit Erkan Pala
TEMMUZ Sayı: 2 - Eylül 2016

“Haber geldiği anda sokaklara çıkmayan namerttir.” Erkan Pala

15 Temmuz; Türkiye için bir direniş ve kahramanlık destanının yazıldığı tarih olmuştur.

Çalınmak istenen iradesine, işgal edilmek istenen topraklarına büyük bir cesaret ve özgüvenle sahip çıkmıştır insanımız. En az kırk yıldır kirli bir hesap veplan içinde her yerde yuvalanan FETÖ yapılanmasının ihaneti, bu sayede, kanın ve karanlığın içinde gizlenerek tuzak kuranların başlarına geçerilmiştir. Mağrur, kibirli, İslam ve ahlak dışı tüm davranış ve söylemleri barındıran, kendisinde her şeyi yapabilecek bir güç vehmeden bu hainlerin hesabı, Allah’ın lütfu, yardımı ve inanmış Müslüman halkın feraset ve direnişiyle bir gecede yerle bir edilmiş, İslam düşmanlarının hevesi kursağında kalmıştır.

Üzerine sadece yüreğini takarak sokağa çıkan insanları inanç ve direniş ruhuyla arındıran, ayaklandıran bir kıyamdır 15 Temmuz. Ölümü göze alarak silahların, tankların üstüne yürüyen; Allah için, istiklal ve şerefli bir istikbal için canlarını veren insanların öyküsüdür. Halkımız, her geçen bu öykülerden birine daha tanık olmaktadır.

O gece ihanet gecesi olmuştur aynı zamanda. Kuzgunların, sırtlanların bir araya geldiği, ihanetin her renge ve her kılığa girdiği bir gece olmuştur. Münafıkların gerçek yüzlerinin ortaya çıktığı bir gece.

O gece; meleklerin şehadet şerbetini içecek bahtiyarlara, ölümü öldüren yiğitlere manevi ölümsüzlüğü sunmak için bekleştikleri bir gece de olmuştur elbette. Yer gök bu dualarla, bu dileklerle titremiştir aynı zamanda.

İşte o gecenin yiğitlerinden, 15 Temmuz’un kahramanlarından biri de Şehit Erkan Pala kardeşimizdi. Kendisi Fatih Vakfı Derneği’nin (eski adı Haydarpaşa Medresesi FADER) başkanıydı.

Şehidimiz otuz yılı aşkın bir süre Fatih’in Haydar semtinde İslami çalışmaların içinde bulunmuş gayretli bir kardeşimizdi. Gençlik yıllarından beri tanıdığımız şehidimiz Türkiye’de yaşanan -başta başörtüsü sorunu olmak üzere- bütün meselelerde, bütün protestolarda en öndeki yerini almış, Müslümanları ilgilendiren her konuda cehd etmiş, büyük bir gayret göstermiştir.

Erkan Pala, Haydar’da bulunan vakfımızın ikinci şehididir.

İlk şehidimiz, 1979’da Rabbine yürüyen Metin Yüksel’dir. Vakfımız, 1980 öncesi Fatih Akıncıları’nın merkeziydi. 1986 yılından itibaren derneğimizin faaliyetlerini tekrar bu merkezde devam ettirme imkânı bulduk. Metin Yüksel’in manevi mirasını üstlenme ve mücadelesini sürdürme konusundaki sorumluluğun, başta şehidimiz olmak üzere hepimizin üzerinde olduğunun bilincindeydik. Şehit Metin Yüksel’in “En büyük ibadet hakkı müdafaa etmektir.” ve “Şehadet bir çağrıdır, tüm nesillere ve çağlara.” sözleri, bu bağlamda hepimizin düsturu olmuştur.

Erkan Pala; zalime karşı, mazlumdan olma yana şiarını hiçbir zaman terk etmemiştir. Türkiye’ye hicret eden Suriyeli kardeşlerimize karşı son zamanlarda yürütülen menfi propagandalara karşı da bütün gücüyle mücadele etmiş, müslümanların kardeşliğini hatırlatmış ve birliğini savunmuştur.

İslam’ın doğru anlaşılması, güzel ve gereğince tebliğ edilmesi konusundaki gayreti onu tanıyanların malumudur. Bu konuda birbirinden farklı görüşleri de olan birçok hocanın derslerine katılırdı; doğrularını alır, yanlışlarını terk ederdi. Araştırmacı kişiliği hepimizin önündeydi. Kur’an’ın merkeze alınması ve doğru anlaşılması hususunda hassastı. Birçok gencin İslam ile buluşmasına ve hidayetine vesile olan şehidimiz, Vakfımızın hem başkanı hemde ders veren hocasıydı. Yani hem hocalığını hem detalebeliğini devam ettiriyordu. En etkili, en son dersini de şehadetiyle vererek Rabbine kavuştu. Rabbimiz şehadetini kabul etsin.

Bir şehidin ardından ne söylenebilir ki? Göklerden gelen muştuya, “Sakın ölü demeyin, diridir onlar.” müjdesine, gıpta ile bakılan o makama kim erişmek istemez ki? Şimdi artık mücadelemizde bir bayrak olacak, yolumuzu aydınlatan bir meşaleye dönüşecek. Sesimize ses, canımıza can, gücümüze güç katacak. Yiğitliğin, fedakârlığın, şahidliğin toprağını tekrar yeşertecek. Yağmur misali, her gün gözlerimizi yaşartacak. Ve bizler de onu hatırlayarak, onun yolunu sürdürerek, onun mirasına sahip çıkarak yeniden dirilecek, kardeşçe ve cesaretle yürümeye devam edeceğiz.

Şehidimiz Erkan Pala, darbe girişiminin duyulduğu ilk andan itibaren kendisini sokağa atmış, arkadaşlarını da mücadeleye, direnişe katılmaya çağırmıştır. İki güzelden biri olan şehadeti adeta sokak sokak, cadde cadde, meydan meydan kovalamıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi önüne gelmiş, orada bulunanların ifadesine göre ellerini havaya kaldırmış, zorbaları durdurmaya ve halkı korumaya çalışmıştır. Ateş eden askerlere “Durun yapmayın, kime ateş ediyorsunuz, ateş etmeyin!” diye haykırırken göğsünden vurulmuş ve şehadet mertebesine ulaşmıştır.

Onu son kez kefenlenmiş halde gördüğümüzde tebessüm ediyordu. Bize nisbet edercesine, sorumluluklarımızı hatırlatırcasına, helallik dilercesine, bir gül bahçesine girercesine gülümseyen bir çehreyle karşılıyordu kendisine bakanları.

Rabbimizden dileğimiz onun şehadetini kabul etmesi ve ahirette cennetle rızıklandırmasıdır. Kuşkusuz biz O’ndan geldik ve yine O’na döneceğiz.

Sabri Soysal Arşivi
2 Sayı: 2 - Eylül 2016 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler