bir şehrin soğukluğu çökerken, mevsime göğe
göğe ve aslına mevsimin…
bulutların susturamadığı bir sese
sese ve ocağa…
nasıl gelirse bir şehir mevsimin ayağına
gelen suskunluğun eteklerinden..
saçlarından ve hatta oğul vermemiş gelinlerinden
soğukluğunu satarak göğe ve umuda
kuruyan merhametin toprağında
örtülen göğe
yükselen sese
ocağında umudun
artan ve eksilen
oğullara ve kızlara çöken şehrin kursağı..
tutup kaldırdığında ittiğini
düşeni ve düşene tutunanı
doyduğu şehrin kursağından itilirken
tutunamadan, tutulmadığında
ağarırken gece karanlığa.

