Ali Emre ağabeye selam niyetiyle…
Sevda nedir bilmiyenin vay halına vay
Okula giderken arabanın radyosundan türkü dinliyoruz oğlumla
Türkü dinleyen tüm işçilerle baba-oğul oluyoruz böylece
Türkü dinleyen esmer türkü dinleyen çirkin
Ekmeğini kirli ama namuslu ellerle bölen işçilerle tüm
Kardeş oluyoruz
New York’ta Restaurant Daniel’de zıkkımlanırken
Klasik müzik dinleyen cesetlerden biri olmak da vardı
Türkü nedir bilmezdim o zaman kesin, ne de
Kardeşliğe kabul ederdi beni türkü dinleyen işçiler çok istesem de
Olmayandaki hayır bundan başka bi şey olmasa gerek
Benzi solup gülmiyenin vay halına vay
Okula giderken türkü dinliyoruz demiştim oğlumla
İki okula birden gidiyoruz da diyebilirim aslında
Birine gidiyor, en yerlisinden zaten içindeyiz birinin
Birinin yani türkü sosyolojisinin
Okul dedim türkü dedim
Der demez kulaklarıma bir inandım
Gözlerimle beraber, bütün hücrelerimle
Bi sevindim bi sevindim Türk olduğuma birader
Sevinmek deyince türkü deyince babam gelir aklıma
Türküleri sevdirmeye çalışmazdı severdi babam
Ben de sevdim sevdi diye babam
Böyledir sevdiğinin sevdiği sevilir tersi de olur
Sevdirilmeye yaşatılmaya çalışılan her şeyde bir ölgünlük
Folklorizme açılan bir kapı olur
Karagöz-Hacivat halk oyunları Aidin Salih
Yitik Şifanın İzinde’si mesela onun
Bu yitikler çağında bir yitiği çağa çağırmak
Baskılamaktır entel kentliyi dolaylı olarak
Şimdi ve burada olmakla baskılarsan mesela nostalji olur
Kent eklersen üstüne tabiata sığınmak
İnsan dediğin zaten hep sığınmak üzre yaşar
Camide Allah’a, camide olmaz
Yani camide de olur da Allah’a sığınmanın yeri olmaz
Kahvede oyuna sığınır
Amerika’nın vatansızlaştırdığı Müslümanlar Türkiye’ye
Türkiye düşmanları da cümleten Amerika’ya
Sen, insanlardan yalnız bana sığın isterim
Bense sığınırım cümle evsizlerin hizasına durarak
Cümle şiirsizler için öz evimiz Türk şiirine
Bakışlarının çitinden vuruşkan bir küheylanla geçeceği
