Evlat Ağrısı
TEMMUZ Sayı: 33 - Temmuz 2019

Âdemin alnını koyduğu yerde

Bahçe yeşerir

Coşkulu çocuklar

Ormanın liflerinden hayat

Toprağından can eğirir

Lakin

İnsana dair gördüğü rüya

Kalp ağrısı nedamet ve dünya

Yorgun kime denir

Kimin kuzusu kınalı

İnsanla kuleler arası mesafeler

Ağartan zaman göveren yara

Hasılası şaibeli kocaman bir rüya

“O rüyayı ben kurdum

Cennet aksi bir iğva

Totem ve putlarla dolu hezeyan

Ben kurdum gün ortalarını ateşlerle yalayan

İkindileri ayetlerle suvaran

Akşam hüzün ve matem”

Ben ki evet İblîsim

“Kalbinin kenarına düştüğüm ahittir:

Ey Âdem!

İnsana dair taşıdığın umut

Ordumun fısıltı kervanında gezinen

Fettan bir nazarın ucunda

O yalnızlık deşti kebir yolculuğu

Ya da şehvet borsası Newyork falan...”

Hani diyesim o ki

Çeliğin direnci

Kalbinin yumuşaklığında eriseydi

Belki...

Lakin şimdilerde

Yani Kıyametin Gölge Çağında

Etin kıvamı hurma tadında

Senin çocukların

Omega 3, 5'lerle ömür uzatırken Londrada

Şamda Bağdatta Kandeharda

Gazzenin karanlık sularında

Napalm ve fosfor bombalarıyla

-üstünüze afiyet- az biraz ölüm

Taziye evlerinde fatihalarla…

Dedim sana

Alnımızda ince bir tül gibi yayılan kibir

Kalbimizin umut senfonilerini ufuklardan söküp atıyor

Fırtına güçlü ve İblisin avuçları

İnce bir nakış gibi

Seherlerimizi dolaşıyor

Kış uykusu kuş uçuşu

Ta Sibiryalar falan

Yani'si şu

Zaten hiç fesleğen yoktu

Ve biz ben-i âdemdik

İlk rüyamız kanla başlamıştı

İsaya gelince

Kedere bulaştı çarmıh

Sonrası kadere iman diye bir şarkıya uzandık

Lakin o yumuşacık elleri…

İşte… biliyorsun sonrasında

Şehvetimizi umudun ufkuna yatırdık

Ve nur topu gibi

Burnumuz oldu

Secdeye varınca malum

Alnımıza dikenler batıyordu

Bu yüzden çocuklarımızı

Günah tarlasından topluyorduk

Çiftçilerimiz hasat vaktinde

Tasmalarıyla üryan

Dişi köpeklerin yalayışlarında

Organik tohum aromasında

Diyeceğim o ki sevgili babamız

Dünya çok güzel pek güzel dünya

Biz burada kalacağız

Boş ver biz böyle iyiyiz

Tasmalı boynumuz

Marihuana bonzai Mozambik derken

Beş vakit şehvet ve iğva

Kıtalar dolaşıyor

Şimdilerde

Ne varsa hard disklerde var

İnsana gerek kalmadı

Dünya artık üryan

Ermişlerin soluğu

Ulu peygamberlerin avazı

Ve çoban türküleri

Kayıt altında

Ne varsa hard disklerde var

Hayat talan edilmiş

Aniden boşluğa düşen bir

Dijital rüya

Mahmut Yavuz Arşivi