Çok anlattım bundan önce kendimi çok konuştum
Endişeliydim ve hep tetikteydi kelimelerim
Tut ki ütülü bir pantolon tedirginliğindeki ruhum
Çok şey söyledi bana kitaplar mezarlıklar yollar
Ayak parmaklarım hep bükülü ve gergin
Çok dert döktüm herkese ama herkes bezgin
Sarılmış etrafım Alamut’ta değilim
Ufuksuz bir çölden başka gördüğüm tek şey yok
Kıyafetlerim bol geliyor artık sakallarım uzadı
Endişe demiştim az önce endişeden başka hiç dostum yok
Hani demiştin ya bir kere dünya kocaman bimarhane diye
Bimarhane ne demiştim bilmediğim bir kelime
Bilmeden yaşarken birçok şeyi
Belki gün gelir tüm borçlarını ödemiş bir baba gibi
Evine dönen
Huzurun sesi geliyor
Çok uzaklarda değil ama
Endişe hep burada
Bir itkinin gücü altında geçirdim yıllarımı
Artık bir ses bekliyorum bir çağrı bir umut
Ve duyacak bir çift kulak bu kalabalıkta
Mutmain ruhlar safına katılmak için
Ne kadar ters yönden yürüsem de
Yolun sonunda her zaman bir ışık bulabilmek
Kendimi kölelikten kurtarmak için
Sonra belki de her şeye
Bir yanıt olarak kalabilirim.
