Endişe ve Yanıt
TEMMUZ Sayı: 33 - Temmuz 2019

Çok anlattım bundan önce kendimi çok konuştum

Endişeliydim ve hep tetikteydi kelimelerim

Tut ki ütülü bir pantolon tedirginliğindeki ruhum

Çok şey söyledi bana kitaplar mezarlıklar yollar

Ayak parmaklarım hep bükülü ve gergin

Çok dert döktüm herkese ama herkes bezgin

Sarılmış etrafım Alamut’ta değilim

Ufuksuz bir çölden başka gördüğüm tek şey yok

Kıyafetlerim bol geliyor artık sakallarım uzadı

Endişe demiştim az önce endişeden başka hiç dostum yok

Hani demiştin ya bir kere dünya kocaman bimarhane diye

Bimarhane ne demiştim bilmediğim bir kelime

Bilmeden yaşarken birçok şeyi

Belki gün gelir tüm borçlarını ödemiş bir baba gibi

Evine dönen

Huzurun sesi geliyor

Çok uzaklarda değil ama

Endişe hep burada

Bir itkinin gücü altında geçirdim yıllarımı

Artık bir ses bekliyorum bir çağrı bir umut

Ve duyacak bir çift kulak bu kalabalıkta

Mutmain ruhlar safına katılmak için

Ne kadar ters yönden yürüsem de

Yolun sonunda her zaman bir ışık bulabilmek

Kendimi kölelikten kurtarmak için

Sonra belki de her şeye

Bir yanıt olarak kalabilirim.

Mehmet Âkif Öztürk Arşivi