Yakarılan
TEMMUZ Sayı: 33 - Temmuz 2019

bütünüyle çürüdüğünde

boşluğu

verecek şeklini toprağa

ölü bedenlerimizin

bu yüzden anaç baharlı rüzgârı hatırlarım

körpe ve esmer otları

büyüyen bileklerine buğday bilezikleriyle

o gençlik dalışları

üstünde bir kız çocuğu koşan

nedense ölmüş hatırlarım onu

ki kulunçlarını saklarım o rüzgarın

ahenksizlik yığıntısında

bugün sürekli var olmak vaktidir

yunaklar dolusu

akıp gitmenin arzusunda

birbirine geçmiş

donmuş çakılların çözülme sesinde

yunaklar ve yumuşak içkiler dolusu

süresiz dökülme çengisi

henüz doğmuş çaylar çağlayanlar

doğrulup yatağına

birlikte çektiler kendilerine uykuyu

yazın bittiği gün ilanında

özgelik setleri temizce çoğalıp

unuttuğumuz şeyleri anımsatan

-yoksa kandan bir damga

dalgaların devirdiği ve bozduğu

yelkovan kuşlarının gölgesini

dağıtıp gelerek ne arıyor

yüzünün en belirgin

ve en son hatırladığım yerinde

ve okşanmış yüzleri geçtim böylelikle

süreklilik vakitlerini

gençliği ve çürümeyi

sonsuz uykuları

bir insanı ve ayrıntılarını dünyanın

bir arada

taranmış su altından kumları

yosunluk kokularını ve zikirlerini

belleğin oralı olmayan uğultusunu

duydum giderek

ve hırıltılı soluğunu dünyanın

bir yaz sonu arkasından

kara giysiler ışık saçıyordu

baktım da yıllar sonra o

anın kör noktasında zar zor kaybolan parıltı

Osman Hasdemir Arşivi