Çeyiziniz Kur’an’dan Bir Gözlük, Bir Elbise, Bir Dikiş İğnesi, Bir Seccade ve Bir Sofra
Haksöz Dergisi Sayı: 413/414 Ağustos-Eylül/2025

Kim Allah’a ve elçisine itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, (gerçeği) doğrulayanlar, şahitler ve iyilerle beraberdir. Onlar, ne güzel refiktirler!” (Nisa, 69)

Müminler birbirlerinin rakibi değil refikidir. Çünkü müminler şehadet kelimesiyle birlikte niyetlerini izhar etmişler; nebiler, sadıklar ve şahitlerle birlikte cennete doğru yürümeye ant içmişlerdir.

İman edenlerin birlikte cennete yürüdüğü bu yolda rekabet değil, refakat esastır.

***

Er-Refik olan Allah’ın adıyla…

Evlat!

Yoldan önce refik1 lazım.

Unutma! Eşin er-Refîk olan Allah’ın ayeti ve emanetidir.

“Allah rıfk sahibidir, her işi rıfk ile yapmayı sever.”2

Resulullah’ın uyarısını unutma! “Rıfktan mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalır.”3

Evlat!

Sözlerini ve işlerini kabalık ve şiddetten arındır.

Unutma! Nezaketle yapılan işi, güzelliğin kaynağı olan Yüce Allah güzelleştirir.

Evlat!

Artık yolda eşinin yanında yürüyeceksin.

Unutma! Eşin senin rakibin değil refikindir. Birbirinizin cenneti olmak için yola birlikte devam edeceksiniz.

Evlat!

Bu yol cennete, “Refîku’l A’la”ya4 gider.

Unutma! Evde rekabet, yuvayı cehennem çukuruna dönüştürür. Refakat ise yuvayı cennet bahçelerinden birine dönüştürür.

1) Ayetullah Gözlüğü

Evlat!

Eşine Allah’ın ayeti gözüyle bak!

Sizin için kendi türünüzden eşler yaratması Allah’ın ayetlerindendir. Kendileriyle huzur bulasınız diye, aranıza sevgi ve merhameti yerleştirmesi onun ayetlerindendir.” Rum, 21.

Evlat!

Eşine Allah’ın ayeti gözüyle bakanların kalbinde meveddet, muhabbet fidanları büyür.

Eşine Allah’ın ayeti gözüyle bakanların evinde gazap değil rahmet, öfke değil sevgi egemen olur.

Eşine Allah’ın ayeti gözüyle bakanların gönlünde sekînet rüzgârları eser.

“Sen haklısın ben haklıyım deme! Biz kendimize yazık ettik!” diyerek sorumluluğu üstlenen Âdem Nebi ve eşi gibi davran:

Dediler ki: Rabbimiz! Biz ne ettikse kendimize ettik. Bizi bağışlamaz (durumumuzu düzeltmez) ve bize acımazsan kaybedenlere karışır gideriz.” (Araf, 23)

Eşine Allah’ın ayeti gözüyle bakanların yüreğinde sekînet oluşur.

Ve sekînet, öfkeden, gazaptan korur.

Sekînet olan evde refikiniz melekler olur.

Sekînet olan gönüller, göklerin yollarında karşılaştıkları ayetlere hayranlık duyar ve yerde şeytanın açıp teşvik ettiği şehvete giden yollardan kendini korur.

2) Takva Elbisesi

Evlat!

Gelinlik, damatlık giymeden önce takva elbisesini giy ve ömür boyu çıkarma!

Ey Âdem'in evlatları! Size, bedeninizi örten, bir de sizi güzel gösteren elbise verdik. İyi elbise, sizi koruyan takva elbisesidir. Bunlar Allah’ın ayetleridir, belki akıllarını başlarına alırlar.” (Araf, 26)

Unutma!

Takva elbisesinin cinsiyeti yoktur. Takva elbisesi giyenler, fazileti cinsiyette değil şahsiyette ararlar.

Takva elbisesi giyenler, fazileti asabiyette değil ihsanda ararlar. İyiliğin cinsiyeti, ırkı yoktur.

Takva elbisesi giyenler, fazileti renkte değil secde izinde ararlar.

Takva elbisesi giyenler karada gemi yaparken kınayanın kınamasından korkmaz.

Takva elbisesi giyenler hasetliği ahlak edinen Kabil gibi değil öfkesini yutan “sakin güç” Habil gibi davranır.

Takva elbisesi giyen, “Onda olmasın bende olsun!” demez. “Bende olan onda da olsun.” der.

3) Minsah İğnesi

Evlat!

Din samimiyettir: Allah’a, Resul’üne, müminlere ve eşine karşı samimi ol!

Evlat!

Şeytana izin verilen bir dünyada imtihandan geçiyoruz. Takva elbisen hatalarla, yanlışlarla kirlenecek, sökülecek, yırtılacak. Ama sen umutsuzluğa kapılma! Bu yolda yalnız değilsin; Rabbin senin için, ölüm melekleri gelinceye kadar tövbe kapısını açık tutuyor. Ama unutma! Tövbe kapısından minsahla/samimiyet iğnesiyle geçebilirsin.

Siz ey imana ermiş olanlar! Gönülden tövbe ederek Allah’a yönelin: Umulur ki Rabbiniz kötü fiillerinizi yok eder ve Allah’ın peygamberi ile onun inancını paylaşanları utandırmayacağı o gün, sizi içinden ırmaklar akan bahçelere koyar.” (Tahrim, 8)

Evlat!

Hesap Günü tövbesini bozmadan, hakikatin şahidi olarak emaneti teslim edenler, önlerinden ve sağ taraflarından yaydıkları ışıkla tanınacaklar. O güne hazırlık yap! Kendin, eşin ve tüm müminler için şöyle dua et:

رَبَّنَٓا اَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَاۚ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ

Ey Rabbimiz! Bu ışığımızı ebediyen parlat ve günahlarımızı bağışla; çünkü sen her şeye kâdirsin!” (Tahrim, 8)

Evlat!

Cennete giden yolda rol modellerin Âdem, Nuh, İbrahim ailesi ve İmran ailesidir:

اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰٓى اٰدَمَ وَنُوحًا وَاٰلَ اِبْرٰه۪يمَ وَاٰلَ عِمْرٰنَ عَلَى الْعَالَم۪ينَۙ

Şüphesiz ki Allah; Âdem’i, Nuh’u, İbrahim ailesi ile İmran ailesini âlemlere örnek olsun diye seçmiştir.” (Âl-i İmran, 33)

İmtihanın oğullarıyla ve eşleriyle ağır sınavlardan geçen Âdem ve Nuh gibi olabilir. Ya da içinde çürük elmalar bulunmayan İbrahim ve İmran ailesi gibi olabilir.

Sen kınayanın kınamasına aldırma!

Felah gemisini yap! Herkesi davet et! Binen kurtulsun, binmeyen küfrün tuğyanında, nifakın tufanında boğulsun.

4) Miraca Çıkaran Seccâde

Evlat!

Seccade birliği olmayan evde ruhunuz aç kalır, susuzluktan ölürsünüz.

Unutma!

Evinizin kıblesi, beledu’l-emin olan Kâbe’dir. Doğu da batı da Allah’ındır. Nerede yaşarsanız yaşayın yüzünüzü O’na dönün!

Böylece, nereden gelirseniz gelin, [namazda] yüzünüzü Mescid-i Harâm’a doğru çevirin.” (Bakara, 149)

Evlat!

Namazı unutmayın! Gece gündüz, namazı ayakta tutun. Kıyamınız kıyı bucak kaçarak inzivada değil, göz önünde örnek olacak şekilde olsun. Namazlarınızı, insanlığın imamı/annesi olan ümmetle birlikte ikame edin! Ve Meryem (a) gibi, rükûlarını, secdelerini müminlerin coşkusuna şahit kıl!

Ey Meryem! Rabbine gönülden itaat et! Secde et; rükû edenlerle birlikte rükû et!” (Âl-i İmran, 43)

Evlat!

Namazınızı sadece mescitlerle sınırlamayın! Evlerinizi rükûsuz, secdesiz bırakarak harabeye çevirmeyin!

Musa (a) gibi, evlerinizi ibadet ve mücadele merkezine dönüştürün ve namazda devamlı ve kararlı olun!

-(وَاجْعَلُوا بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَۜ

Evlerinizi ibadet yerine dönüştürün ve namazda devamlı ve kararlı olun!” (Yunus, 87)

5) Bayram Sofrası

Evlat!

Sofra sadece bir yemek mahalli değildir. Sofra bir bayram yeridir.

Sofrana haram ve habis bir şey koyma! Yemeğe Allah’ın adıyla başla, O’nun adıyla bitir!

Mü’minin iki sevinci vardır: İftar sofrasındaki sevinç ve cennetin selam kapısındaki sevinç…

Evlat!

Midenden önce ruhunu doyur ki sofranız bir bayram yerine dönüşsün.

Yemeği miden için değil ruhun için dua dilinde iste! Tıpkı libasları ve yürekleri ışık saçan Havariler gibi:

Allah’ım, ey Rabbimiz! Gökten bize bir sofra gönder. O, bizim için -ilkimizden sonuncumuza kadar- sürekli tekrarlanan bir ziyafet ve senden bir işaret olacaktır. Ve bize rızkımızı ver, zira sen rızık verenlerin en iyisisin!” (Maide, 114)

Sözün Özü

Evlat!

Muhabbetini dile getir, sevgini sevdiğine sözle beyan et, hediyelerinle, jest ve mimiklerinle ifade et.

Dilinden duayı gönlünden davayı eksik etme:

“Allah’ım! Ümmetime rıfk ile/şefkatle muamele edene sen de şefkatle muamele et!”5


1- Rıfk, teysir ve leyyindir. Yani kolaylık göstermek ve yumuşak davranıştır. Rıfk her tür kabalıktan, sertlikten arınmış nezakettir.

Refik her tür şiddet ve kabalıktan kendini arındırmış, kolaylaştıran, zorlaştırmayan, yük olmayan ama yük alan, “aranan yol arkadaşı” demektir. Refik, “sorunları şiddetle değil muhabbetle çözen” kimsedir. Bkz. Râğıb el-İsfehani, el-Müfredat, r-f-k maddesi.

2- Buhari, ‘Edep’, 35; Müslim, ‘Selam’, 10.

3- Müslim, ‘Birr’, 74-76; Ahmed bin Hanbel, Müsned, c. 4/362, 366. Resulullah’ın (s) bu tavsiyesi sözde kalmamış, kendisi rıfk ahlakıyla örnek olmuştur.

4- Resulullah (s) Aişe annemizin kucağında son nefesini verirken üç defa Refîku’l A’la demiştir. ‘Yüce dost’ olan Allah’a doğru gitmekte olduğunu ilan etmiştir. Buhari, ‘Fedâilu’s-Sahabe’, 5; Müslim, ‘Fedâilu’s-Sahabe’, 87.

5- Ahmed bin Hanbel, Müsned, 6/62.

Fevzi Zülaloğlu Arşivi
414 Sayı: 413/414 Ağustos-Eylül/2025 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler