“Vahiy ve sünnet hayatı doğru okumayı sağlayan temel bir paradigmadır”

“Vahiy ve sünnet hayatı doğru okumayı sağlayan temel bir paradigmadır”

Özgür-Der Ankara şubesinin Eylül ayı konferansı konuğu Özgür-Der Genel Sekreteri Musa Üzer oldu.

Zeynep Yıldızhan / Haksöz Haber

Özgür-Der Ankara şubesi “Değişen dünyada siyasal-sosyal meseleleri okuma sorunu” başlıklı konferansı Özgür-Der Genel Sekreteri Musa Üzer’in sunumuyla gerçekleştirdi.

Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Üzer, modern dünya düzeninde müslümanların siyasal ve sosyal meseleleri değerlendirirken karşılaştığı temel zihinsel ve kavramsal sorunlara değindi.

”Zan adaletsizliğe yol açıyor”

Üzer, zanın adil şahitlik üzerindeki olumsuz etkilerinden ulus-devlet mantalitesine, postmodern cahiliye kuşatmasından vahiy ve sünnetin Müslümanların hayatındaki belirleyici konumuna kadar birçok konuyu değerlendirdi.

İnsanın karar verme süreçlerinde zan ile hareket etmesinin büyük haksızlıklara zemin hazırladığına dikkat çeken Üzer, "Zan bizim karar verme durumumuza karıştığında adalet ve hakkaniyet ilkesi ortadan kalkar. Bugünse içinde yaşadığımız dünyayı doğru tanımlayamama ve eksik siyasi, sosyal ,ekonomik vs. doğru okumalar yapma sorunuyla karşı karşıyayız. Yanılgımızın temelinde ise 'Nasıl bir dünyada yaşıyoruz?' sorusunu yeterince sormamak ve bu kuşatmadan uzak durduğumuzda kendimizi koruyabileceğimiz zannı yatmaktadır.” dedi.

Cahiliyenin günümüzde hayatın her alanında sistemleştiğini vurgulayan Üzer, tarihin daha önce bu derece örgütlü ve baskın bir cahiliye tecrübesine şahit olmadığını, akademiden ekonomiye, aileden siyasete kadar her kategorinin seküler değerler hiyerarşisine göre şekillendirildiğini ifade etti.

Ulus-devlet ve seküler metafiziğin inşası

İnsanlık tarihinde kimlik tanımlamasının ulus devlet anlayışıyla radikal bir değişime uğradığını belirten Üzer, konuşmasına şöyle devam etti:

"Geçmişte insan inanç, aile ve mahalle gibi bağlamlarla tanımlanırken; Batı'daki kilise odaklı ilahi olandan kopuş süreciyle birlikte ulus temelli seküler bir metafizik inşa edildi. Bu proje ne yazık ki büyük bir başarı gösterdi. Artık doğan her insan doğduğu coğrafyaya göre otomatik olarak ulusal bir kimlik alıyor ve hayatını, ölümünü bu ulusal çıkarlar doğrultusunda kurgulaması bekleniyor. Oysa Kur'an-ı Kerim insanı düşünmeye ve vahyin ölçülerine tabi olmaya çağırır. Ulusal çıkarlar vahyî ilkelerle çatıştığında Müslüman zihnin duracağı yer nettir."

“Vahiy ve sünnet bir paradigmadır”

Günümüzdeki küresel kuşatma karşısında vahyin muazzam bir imkan ve nimet olduğunu vurgulayan Üzer, vahiy ve Peygamberin sünnetinin sadece zorda kalındığında başvurulacak bir sığınak değil, Müslümanların karşılaştığı tüm vakaları ve hayatı doğru okumayı sağlayan temel bir paradigma olduğunu ifade etti.

Bu noktada Peygamber (s.a.v.) ve sahabelerin hayatından örnekler veren Üzer, Beni Mustalik ve Beni Cezime (Halid b. Velid) olaylarına atıfta bulunarak: "Gerek geçmiş tecrübelerimiz gerekse kişisel sevgilerimiz, öfkemiz veya duygularımız adaletimizi örtmemelidir. Peygamberimizin Halid b. Velid'in içtihat hatasına karşı 'Allah'ım ben Halid'in yaptığından beriyim' buyurarak davranışa tavır koyması ama aynı zamanda onu görevden de almamış olması şahıslara veya maslahatlara göre değil, ilkelere göre hareket etmemiz gerektiğinin en açık göstergesidir" şeklinde konuştu.

Aksa Tufanı ve Siyonist algı düzeninin çöküşü

Dünyadaki algı operasyonlarının ve medya hegemonyasının vahiy odaklı adalet ve vakur duruş karşısında nasıl çaresiz kaldığına değinen Üzer, İsrail'in 7 Ekim sonrası yürüttüğü kara propagandayı örnek gösterdi.

Üzer” şunları kaydetti:

“Siyonist çete ve Batı medyası yıllardır Hamas ve Kassam Tugayları aleyhine akla hayale gelmedik iftiralar ve senaryolar üretti ancak ilk ayın sonunda gerçekleşen esir takasında mücahitlerin sergilediği vakur, insani ve ahlaki tutum, bırakılan esirlerin teşekkür mesajları, milyarlarca dolarlık algı operasyonunu birkaç saniyede çökertti. Bu olay sonrasında Batı dünyasında Kur'an-ı Kerim satışlarının rekor kırması, elimizdeki imkan ve potansiyelin ne kadar büyük olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.”

whatsapp-image-2026-09-27-at-21-48-00-1

whatsapp-image-2026-09-27-at-21-48-00-2

whatsapp-image-2026-09-27-at-21-48-00-3

whatsapp-image-2026-09-27-at-21-47-59 ​​​​​​​

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir