Beytülmakdis Avlusunda Bir Kadın
TEMMUZ Sayı: 14 - Eylül 2017

Bir bebek ağlıyor Beytülmakdis avlusunda

Kardeş kanı karışmamış süt aranıyor

Yetişin anneler, Kudüs’ün kaderine yetişin

Selahaddin’i emzirecek kadın aranıyor

Her türlü noksandan ayrılmadı mı Rabbin

Ayrıl sen de korkularından, yurt sıcağından

Hilalin koynunda yatar gibi yat

Yıldızları avla kucağına

Beytülmakdis avlusunda

Kudüs bir dokunaklı şarkı değil şimdi

Soyun ziynetinden, çıplak zılgıtlar kuşan

Filistinli kadın, konuştur yüreğinden İsa’yı

Göklerden yere indir artık cihadı

Zafer rahminde bir tohum

Çağır heykelleri, tüm kaideleri uyandır

Sen ağlama, duvarlarına aldırma insanlığın

Tahtakuruları kemirirken sütunları

Süleyman avutuyor Hanzala’yı

Beytülmakdis avlusunda

Süt yerine kırbalardan kan sızıyor bugün

Yüz yıldır uyku damıtıyor saki

Sulbünden fare kaynayan dağlar

Eteklerinde mahpus kaldık bugün

Mutlu çocuk doğurma sen bize kadın

Kudüs’ü bir yetim gibi omzunda taşıyan

Bin kere adam yetiştir iklimimize

Elinde mühürle salınsın da yürüsün

Beytülmakdis avlusunda

Ayetleri beline dolayan kadınlar

Ne bilsin bir adam yaratmak nedir

Reklâm arasında büyüyen ne bilir

Kudüs’te nasılmış şehit doğurmak

En güzel tohumdur toprağa oğullar

Alnında gülden oyalar, kadere gülüp oynar

Hasat zamanını bekler Filistinli kadın

Ki ağlamak bir Filistin tatlısıdır

Aslan başlı çocuklara dağıtılır

Beytülmakdis avlusunda

Uzaktayım ben şimdi bu kentten

Ölen bu kentten

Kanayan bir şehir bestesi içimde

Öldürülen kadın yüzünden

Zamanı küskün bohça gibi alıp giden

Bir kadın yüzünden

Döküleni Burak içerken

Az önce dağılmış gibi kutlu cem

Son safa yetişmiyor hiçbir mısra

Beytülmakdis avlusunda…

Emre Miyasoğlu Arşivi
14 Sayı: 14 - Eylül 2017 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler