İyi ki söz var, iyi ki şiir
Diyorduk, acıları evinde tutan adamlarla
Hüzün ele avuca sığmazdı, güzeldi insan olmak
Tarihin kayda geçmediği zamanlarda
Şiir deyince bütün diller susar diyorduk hani
Çöl çocuklarının gözünden doğardı şehirler
Sürüklenirdi güneşler bir yolcunun peşinden
Dili kabuklarından sıyırandı şiir
Yoksa nasıl anlaşırdı insan
Anne kokusunu elinde tutan
Akşam uyutmayıp sabah uyandıran
Şiirdi içimizde bir şehir kurduran
Ayaklandıran bir daha onmaz dediğiniz duvarları
Şiirdi viran hanede dik duran
Yıkıldı dilsiz bir ses gibi ezeli ahenk
Gözsüz bir bakış, şu ebedi mihenk
Firavun şimdi harfler, taş tuğla yığan
İyi ki yalnızlık alınyazım
Şükür ki O’ndan başka kimsem yok
Siz bakmayın kısır yarınlara, son dualarıma
Şiirdir dizimde hâlâ bir çocuk uyutan
Bir gün göç var beyim, deyince bir ses
O kesik ağacı kanımla besleyin
Rabbim yine de mısralara zeval vermesin
Acılarını göstermesin şiirlerin.

