Hüsna
TEMMUZ Sayı: 6 - Ocak 2017

-Şehit Esma Biltaci’ye-

Her dakika bir zulüm doğan kıtalarda

Ebeler elinde günah taşıyor Esma

Kahire’nin öksüz Şehnaz’ı

Bir sen varsın içimizde

Musa kadar haklı ve buruk

Kan meydanlarında gülümseyen yüzün

Tüm sevinçlerin ortasında bir tabut

Ne Asya Venüsü, ne Mahzun Prenses

Hüzünlerin en güzeli son gülüşünde

Kızlar adından taç kuşanır oldu Esma

Bu gidiş, bu neşe, nedir bu düğün

Sen ölümün ilk kızı mısın

Tevekküle sığmıyor annelerin yası

Seninle her eşikte bir gözyaşı

Ve mümin yürekleri kemiriyor

Koltuklarda yer etmiş bin korku.

Nil gölgemize şahlanıyor

Sessiz

Dünya dönüyor

Gamsız

Asanın yuttuğu yılanlarız biz

Utanma evinde dövünen hadımlar adına

Büyülü bir panayır kurmuş soytarılarız

Dargın ve yürekli kızlara yakışmaz aşkımız!

Çağlar mı unuttu, biz mi Musa’yı

Söze uzun bir ara vermişiz

Ahdimiz kısır

Her ölüm bir devrim Esma

Devril ve kalk, yeniden ol

Bir daha dön ve yine öl

Ki şehrin duvarlarını devirsin

Ölü sandığımız gözlerin.

Emre Miyasoğlu Arşivi