Herkes bir tarihtir ve ömür; her insanın en değerli sermayesi, en işlek imkânlar bütünü ve imtihan güzergâhıdır. Bizim az ya da çok katkıda bulunduğumuz, oluşumunu etkilediğimiz tarih de yarın bizi karşılayacak olan amel defterimiz gibidir.
Edebiyat, başlı başına bir kurtarıcı değilse de silkinmek, yolu ve yürüyüşü güzelleştirmek, en azından “kendisi” olarak kalmak isteyenlere ciddi bir anlam ve estetik mühimmatıyla eşlik edebilir. Elbette yazan, okuyan, yorumlayan kişiler olarak bu alandaki yapıp etmelerimizin de istikamete ve niteliğe sahip olmasını önemsemeliyiz. Çürümüşlükten, bıkkınlık ve umutsuzluktan, ısırgan otu gibi kendimizi ve çevremizi incitmekten, ölgünlük ve kendiliğindencilikten, öncelikle, dilimizi ve dimağımızı koruyarak, arındırarak, onları temiz bir pınardan besleyerek korunabiliriz.
Gürbüz insan ağacı; zorluğun ve ıstırabın dalga dalga yayıldığı zamanlarda da ıslahın, furkanın, inşirahın avlusunda yeni bir diriliş hamlesiyle çiçeklenebilir. Onurlu ve hünerli bahçıvanlarla buluşan bir bahçede; göğsümüzdeki sıkıntıyı yeğniltecek, dilimizdeki düğümü çözebilecek, çevremizdeki akıl ve ahlâk tutulmasını aşabilecek bir iman izdihamı, kesintisiz bir güzelleşme inkılâbı ve çekim gücü oluşturabilen dönüştürücü bir bilinç intifadası sökün edebilir. Umutsuzluk, sevgisizlik ve inançsızlıktan üşüyenler, kulaklarına, gözlerine ve kalplerine hiç usanmadan kapkalın perdeler çekenler; hüsran mağarasının tutsakları olabilir ancak.
Zihnimizin kötürümleşmesine, yüreğimizin duyarsızlaşıp nasır bağlamasına, belleğimizde kara zincirlerin türemesine, değerler bağının meyve veremez hâle getirilmesine izin vermemeliyiz bu yüzden. Avucumuzda hep kor bir ateş varmış gibi koşturarak, çırpınarak, direnek yaşamalı ve ölüme de bu bilinçle hazırlanmalıyız.
Temmuz, üçüncü sayısıyla karşınızda. Edebiyata, sanata, fikriyata dair farklı çabalarla, çalışmalarla titreşiyor yine sayfaları. Güzel seslerin de içli çığlık ve yakarışların da haritanın yırtık ucundan dökülüp gitmemesi için indirmiyor, kapatmıyor avuçlarını.
İlk iki sayıya gösterilen büyük ilgi ve yakınlık için bütün kardeşlerimize, kıymetli okuyucularımıza teşekkür ediyoruz. Daha iyi sayılarda buluşmayı diliyoruz. Allah’a emanet olunuz.



