Tanıklık ve bellek inşası konusunda çok zayıf bir toplum olduğumuzdan yakınırız öteden beri. Bazen çok önemli toplumsal konular hakkında bile düzgün bir kitap, film, belgesel bulamadığımızı söyleriz. Vitrinlere, raflara baktığımızda, 15 Temmuz Darbesi ve Direnişi, bu savları boşa çıkarmak için kolları sıvayanlara büyük bir fırsat sunmuş meğer. Fakat çoğu, kolları sıvamakla kalmış desek yeridir.
Bunları söylerken beterin beterinin olduğunu da biliyoruz elbette. Darbeyi ve direnişi küçümseyen, yaşananları tiyatro olarak görme küstahlığına uzunca bir süre devam eden aydın ve yazar bozuntuları da az değildi çünkü. Ulusalcı ve solcu birçok dergi, yakın tarihimizde emsali olmayan bu önemli hadiselere ya hiç yer vermediler ya da göstermelik bir iki yazıyla geçiştirdiler. Darbe konusunda gıkı çıkmayanlar, OHAL dosyaları yaptılar. Emperyalizmin, ülke ve halk düşmanlarının değirmenine su taşımaktan çekinmediler, hiç utanmadılar. Öteden beri darbe şakşakçılığı yapanların bazıları da ülkeyi biz kurtardık edasıyla arzı endam etmekten çekinmediler.
Her yeri istila eden kitapların önemli bir kısmı da çerçöp. Fırsat simsarlığı yapılarak çalakalem yazılmış içi boş yayınlar. Çoğu magazinel bir özelliğe sahip. Bir kısmı akıllara zarar tezler içeriyor üstelik. Çarpıtmalarla dolu. Hamaset ve abartıdan geçilmiyor bazıları. Aralarında, bu konuya Mesnevi’den yol bulanlar, ışık tutanlar bile var.
Umudumuz odur ki bu önemli konuyla ilgili olarak, zaman içerisinde, hem düşünce alanında hem de edebiyat ve sanat bağlamında nitelikli, derinlikli, etkili ve kalıcı eserler de yazılsın.


