Allahu Ekber ve Lillahi’l-Hamd!
Haksöz Dergisi Sayı: 406/407

2011 yılının ilk aylarından itibaren Suriye, yaklaşık 14 yıldır Haksöz dergimizin kapaklarında, gündem yazılarında, makalelerinde sayısız kere yer aldı. Zalimlerin tüm acımasızlığına, vahşetine, barbarlığına karşı Suriye’yi, Suriye devrimini hep umudumuzu, kararlılığımızı yansıtan başlıklarla ve yazılarla ele almaya özen gösterdik, buna çabaladık. Ama itiraf edelim ki bu hiç kolay değildi. Suriye halkı inanılmaz acılar içinde boğulurken, neredeyse tüm dünya tarafından terk edilmiş, yalnız ve çaresiz bir biçimde sessiz ölüme mahkûm edilirken, direnişçiler adeta her yönden açılan yaylım ateşine maruz kalırken umudu korumak gerçekten zordu.

Ama sonunda Rabbu’l-Âlemin’in hükmü tecelli etti. Sabredenleri, tevekkül edenleri, kendisinden başkası önünde boyun eğmeyi kabul etmeyenleri Aziz ve Celil olan Allah galip kıldı, zafere eriştirdi. Suriye’den yükselen zafer ve sevinç dalgası hepimizi kuşattı. Ve işte nihayet zafer sevincimizi yansıtan bir kapak ve Suriye devrimini ele alan bir çift sayı ile karşınızdayız. Sevincimizi, şükrümüzü ifade etmeye kelimeler yetmiyor. Elhamdulillahi rabbi’l-âlemin!

Artık Suriye için yeni bir süreç başlıyor. 60 yıllık zulüm rejiminin açtığı yaraları kapatmak, geride bıraktığı enkazı kaldırmak elbette kolay olmayacak. Devrimcilerin işi zor gerçekten. Ama devrim sürecinde ortaya konan güçlü irade ve Rabbu’l-Âlemin’e teslimiyet zorlukların nasıl aşılacağının yolunu gösteriyor.

Yıllardır Suriye halkının acılarına bigâne kalanlar, zalim rejimin ve ortaklarının işledikleri insanlık suçlarına gözlerini kapatanların şimdilerde fırsatçılık yapıp sahnede arz-ı endam etme çabalarını hayretle izliyoruz. Hepsi devrimcilere akıl verme peşinde. Bundan sonra ne yapmaları gerektiğine, Suriye’nin nasıl yönetilmesinin uygun olacağına dair ‘derin’ birikimlerini paylaşıyor, yeni yönetime güzergâh tayin ediyorlar! Ne yaparlarsa uluslararası toplum tarafından meşru ve makbul karşılanacaklarını bildiriyor, ev ödevi veriyorlar! Mücahidlere, artık devlet yöneteceklerine göre eski hassasiyetlerinden, ideallerinden, ilkelerinden vazgeçmelerini salık veriyorlar!

Öyle ya, eğer egemenlerin kabulüne mazhar olmak istiyorsanız dünya düzeninin kurallarına uygun davranmanız, eski ‘aşırılık’larınızdan sıyrılmanız gerekiyor değil mi?

Ne kadar sefil bir düşünme tarzı!

Biz sizin düzeninizin ne kadar çürük ve adaletsiz olduğunu 14 yıldır Suriye halkı acılar içinde kıvranırken büründüğünüz derin sessizlikte görmedik mi? 15 aydır Gazze’de yaşanan soykırıma karşın arsızca, zalimce Siyonist çeteye verdiğiniz destek sizin lanet olası düzeninizin bir özeti değil mi? Suriye halkının bunca bedeli sizin ikiyüzlü, adaletsiz, tutarsız sisteminize tâbi olmak için ödediğini mi sanıyorsunuz?

Yağma yok! Suriye, mücahidlerin kararlı mücadeleleriyle özgürleştirildi. Sonunda ya zaferin ya şehadetin olduğu bir cihaddı bu ve Allah’ın izniyle zafere ulaşıldı. Suriye’nin geleceğini ne uluslararası kurumlar ne bölgesel güçler ne de cihada yıllar boyu dudak bükmüş, mücahidleri kınamış, küçümsemiş konforlu muhalifler değil, ağır bedeller ödeme pahasına cihadı sürdüren ve zafere taşıyan irade belirleyecektir. Hayatı iman ve cihad bilen kardeşlerimize güveniyor; bundan sonra da elimizdeki her imkânla yanlarında yer alacağımızı hatırlatıyoruz.

haksoz-406-407

Haksöz Arşivi