I.
Sarsıldı inandıklarım
Uçtu güvercinlerim kanat çırparak
Bir tüy düştü gökten hafızamın yüzüne
Yeşerdi cümlelerim
Batırdım kalemi gövdeme
Sızıyor mürekkebi kanayan yerlerimin
Kalbimde kışlak göç çuvalları
Yaz döşemeleri derli toplu
Savruluyorum oradan oraya hey!
Nerede bitecek kafamın içinde dolaşan göç
Yerleşik rüyalar görmek istiyorum
II.
Sarsıldı inanmadıklarım
Savruldu kelimeler zincirleme nefesle
Yalanlar maskesi düştü alnıma soysuz
Zor oldu sökmesi kalbimden
Kırılan dökülen ne varsa toplama kalsın
Karışsın ak pirincin içine beyaz taşlar
Hiçbir yalan siyah olmadı ki
Petrol siyahtı
Fakat beyazdı Amerikan silahları
Çalınan minarelerin kılıfları sonra cennet incisi
III.
Sarsıldı ak saçlarım
Hakiki tek yıldızım benim
Sizin görmediğiniz beyazlarım güvercin oldu
Mısır beliği ninnilerim de terk etti beni
Çok oldu insan sesi girmeyeli yaşlı hanemden
Ve inanmayalı çok oldu televizyonlara
Ölsün renkli yalanlar!
Yaşasın yalnızlığın huzurlu saadeti
Saatleri kurdum tüm inandıklarıma
Bütün kırılgan terk edişlerimi temizleyerek
IV.
Sarsıldı siyah mürekkebim
Kuruduktan sonra kırmızı karası kanım
Tükendi siyahın da bütün tonları
Umutsuz siyahlar çok ağladı yalanlarına
Süt beyaz dişleri çıktı kalplerinden
Sancı sancı temizlendi
Fakat yalanlar değil yalanlar asla!
İnandıkça var olacak kısır döngü
Var olacak Afrika’yı aç bırakan Allah
Zenginlerin daha şanslı olduğu sonra
Ak pirinçli beyaz taşlar kanatacak her yeri

