Bu yaşa erdim bana nerelisin diyorlar
Ben dünyalı garip Eylülün akşamında
Sirkeci gibi yerden bakarken dünyaya
Doğduğum şehirden çok çok uzakta
Anamın gözyaşları ince hastalık halleri
Ama nereliyim acaba desem kendime
Bir garip dünya yolcusu söylesem
Şaka yapsam latife çaksam panolara
Suçüstü yapsam kendimi âlemin yüzüne
Olmadı. Bu defa nasıl olduysa ya siz diyerek
Bir laf çıkmasın mı ağzımdan karşı tez olarak
Amanın bir konuşuk şelalesi altındayım gibi
Peşi sıra yuvarlanan sözcükler eşliğinde
Peki, ne olacak bu memleketin hali
Ne olacak rüzgârın önünü kesen dikintiler
Ne olacak ezilmiş halkların çığlıkları
Ne olacak başıma konmamış talih kuşu
Bir bir yazıyor kiramen kâtibin melekleri.
Kaçmak olmaz sevgilinin kalbini kırmak olmaz
Düşmanın hilelerini çözmek için bir gayret
Bir uyanık bilinç kaç mısralık şiir çıkarabilir
Kahrolsun içimdeki kırgınlığın kapısını kırıp
İman kuvvetiyle donatıp kendimi
Çıkayım karşısına edebi huruç hareketi ile
Bu sinsi bu düzenbaz, varlığımı küçümseyip
Çevremi sarmış oyunlar kurmuş olanın.
Bunu iyi bilmek bunu uyanık bir akıl ile
Çözmek gerekiyor.
Ben nereliyim nerelisin bu dünya kimin mülkü?
Var olmak dünya halidir kendini yaşamaktır
Verilmiş bir hak olarak Tanrı tarafından
Tanrım beni gözet.

