Mühürlenmiş Zamanlar
TEMMUZ Sayı: 19 - Şubat 2018

zeytine yemin eden bir rüyadan uyandım

ege'den daha büyük destanlar yazılmış kirpikleri incecik

birden yoldan çıkan tekerleğin izinde çivisinde kader

merhametten tutkudan uzak asfaltlarda uyandım

zeytin gözlü kuşlar uçacak gagaları çelikten pencereler

bunlar rahat bırakmayacak bizi

bunlar etekleriyle dağları eğecek şimdi

sonsuz pazarlardan uykusuz gecelerden uyandım

istiflemeyi şiir sanan İngilizler, özgürlük isteyen vatansızlar

ege’de denizi köpürten bir konuşmadan uyandım

bak yüzüme tanıdık geleceğim Allah mühürlemiş beni

buraya döneceğim annem başucumda çizerek pişmanlıklarını

beklerken eğirdiği saçları göremeden

okuyup yunusu, kalbimizi açacak iyice babam

bu gece mezarından çıkacak yırtık gömleğiyle

mübarek Türkçeyle konuşan topraklarda uyandım

bunlar kuş resimleri kaslı bacaklarıyla şahinler

bir sepet masal bir ipte dizili incir taneleri

kanat çırparak geceye geç vakitler

bunlar cennette sisli bir gün gibi

bunlar kuzeyde kutup yıldızı okyanuslarda Barbaros

bunlar Allah’ın gördüğü en şanslı varlık

bunlar diz kapaklarında sızının sona ermesi

bunlar ıslak otlara gebe kalmış sahralar

bunlar yaşlanan bir nehir kabardıkça

yutacak bizi

sessizce gizlice kalabalık bir dünyadan uyandım

Adem Yazıcı Arşivi