Lübnan’daki Ateşkesten Gazze’nin Payına Düşen
Haksöz Dergisi Sayı: 405

ABD’nin devreye girmesi sonrasında Hizbullah ile İsrail arasında varılan ateşkes anlaşmasıyla 26 Kasım itibariyle Lübnan’da savaşa 60 günlük bir ara verildi. 60 gün sonra savaşın kaldığı yerden başlayacağı düşünülmüyor elbette ama her iki taraf için de yoğun ve sarsıcı bir savaş sürecinden sonra varılan bu uzlaşmanın oldukça kırılgan bir nitelik taşıdığı da görülüyor. Öncelikle sınır hattının nasıl kontrol edileceği netleşmiş değil. Daha önemlisi ise Gazze’de soykırım kesintisiz biçimde devam etmekte. Böyle bir vasatta her an çakabilecek bir kıvılcımla bölgenin yeniden ısınması hiç de zor olmayacaktır.

Bekleneceği üzere tarafların ateşkese ilişkin yorumları birbirinden çok farklı. Hizbullah çevreleri Siyonistlerin başarısız olup geri çekilmek zorunda kaldıklarını, bunca katliama rağmen amaçlarına ulaşamadıklarını söylüyorlar. Buna karşın Siyonist şefler Hizbullah’ı ezdiklerini, şartlarını kabul ettirdiklerini iddia ediyorlar.

Siyonist çete Gazze’deki boyutlarda olmasa da Lübnan’da da büyük bir yıkıma ve insanlık dramına yol açtı. 4 binden fazla sivil katledildi, bini aşkın bina yerle bir edildi. Lübnan nüfusunun dörtte biri yaşadıkları bölgeden göç etmek zorunda kaldı. Daha önemlisi de Lübnan’da kendisine karşı konumlanmış etkili bir örgüt olan Hizbullah’a çok ağır darbeler vurdu. Çağrı cihazları operasyonuyla binlerce militanını devre dışı bırakırken, arka arkaya gerçekleştirdiği suikastlarla örgütün lider kadrosunu ve karizmatik lideri Hasan Nasrullah’ı tasfiye etti. Bu açıdan bakıldığında İsrail zafer kazanmış gibi gözükmekte.

Ne var ki ABD desteğiyle, etkili istihbarat operasyonları yapmaya muktedir, ayrıca savunmasız kadınlara, çocuklara yönelik kitlesel canavarlık eylemlerinde gayet mahir olduğu tescilli Siyonist çetenin aynen Gazze’de olduğu gibi Lübnan sahasında da askerî planda zayıflığı ortaya çıktı. Sürecin başında Siyonist ordunun tüm Lübnan’ı işgal edebileceğine, hatta Suriye’ye dahi girebileceğine ilişkin söylentilere rağmen günün sonunda Güney Lübnan’da birkaç kilometrelik bir alanda dahi hâkimiyet sağlayamadığı görüldü. Yanı sıra İsrail’in kuzeyini güvence altına alma adına giriştiği savaş sonucunda Siyonist çete, Hayfa’dan Tel Aviv’e kadar pek çok yerin füzelerle vurulması yüzünden adeta kendi halkına şok yaşattı.

Siyonist şeflerin Lübnan’da savaşı kazandıklarına dair sözlerinin propagandadan ibaret olduğu rahatlıkla söylenebilir ama soykırımcı çete reisinin sarfettiği sözler arasında yer alan bir husus, üzerinde dikkatle durmayı hak ediyor. Netanyahu adlı katil Lübnan’da varılan ateşkesi Hamas’a daha fazla odaklanma fırsatı olarak gördüklerini ifade etmişti. Gerçekten de bugüne dek Hizbullah Lübnan’da cepheyi sıcak tutarak Gazze halkına destek verdiği iddiasındaydı. Eğer böyleyse ateşkesle birlikte ortaya çıkan manzara Gazze halkının ve direnişinin terk edildiği anlamına gelebilir.

Bu durumda yaşadığı büyük sıkıntılardan sonra Lübnan halkını rahatlatacağı varsayılan ateşkesin Gazze halkı için hiç de hayırlı bir gelişme olmadığı anlaşılıyor. Ne yazık ki aylardır zaten sahipsiz, desteksiz bir pozisyonda mücadelesini sürdüren Gazze halkını daha büyük zorlukların ve sıkıntıların beklediğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Şüphesiz bu manzara hepimizin sorumluluğunu artırıyor, kardeşlerimizle dayanışma çabalarımızı daha fazla geliştirmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Elbette nusret Allah Teâlâ’dandır ve O’nun yardımı yakındır.

haksoz-405

Haksöz Arşivi