Sabah
TEMMUZ Sayı: 30 - Mart 2019

Mekanik günlerden geçtik metrobüs geldi ve bindik

Akşam eve dönünce her şey daha bir pejmürde

Demir Ökçe ve Büyük Birader bizi izliyormuş

Bu noktada kalsaydık keşke.

I.

Bu hüzünlü topraklardaki kalp çarpıntısını

Hayata maruz bırakılan şehrin insanı

Yahut iki eliyle binlerce oyun oynayan yüreksiz

Sözüm ona kendini Allah sananlar anlamayacak

Ben anladım ben anlayacağım yaralarını

Ve yorgun sesini ve Yunus’u ve Âkif’i

Ve gözlerdeki kibir yüzünden görülmeyen iyiyi

II.

Yıllardır anlatılan masalların

Gönülsüz dinleyicisi olmak zorunda kaldım

Soramadım hiç kimseye hiçbir şey

Gerçekliğinden şüphe edemedim

Bitti şaşkınlığım ve şairi dinledim:

Eve döndüm

III.

Şimdi her şey daha berrak ve temiz değil fakat

Kulağıma daha sahici geliyor kullandığım kelimeler

Okuduğum kitaplar hüznümü çoğaltıyor

Türküler hep daha gerçek

Gündüzün hafifliğinden sonra

Gece daha bir ayaklanıyor

IV.

Artık durduktan sonra kafamdaki girdap

Liseli aklım sustuktan sonra artık

Sırlarım artıyorken her gün taşımaktan usandığım

Bir güç istiyorum bir öfke bir çift el

Kendimi yeni baştan tanımlayabilmek için.

Mehmet Âkif Öztürk Arşivi