Dağlar Allah İşi, Gözler Dünyalı
TEMMUZ Sayı: 16 - Kasım 2017

Asosyal değilim, şairim. Anlamıyorlar. Kavgam insanlarla değil, kendimle. Kendimle sulhum, hesabım kendimle.

Dilim var, dîlime icazet vermiş. Konuştuğumu duymuyorlar.

Herkesin bir şiir tanımı var, benim yok. Şiir tanımlanamaz çünkü, şiir tanınır. Okuyunca dağlar yürümeye başlar içinde, dersin ki “Evet, bu işte!”

Bak, şairi tanımlarsın beyim, hem tanırsın da. Ruhunda dağları yürüten bir şiir okudunsa, işte oradadır gerçek şair. Az konuşuyordur mutlaka, çok susuyordur. Bu suskunlukla kibirli de görünür bir parça, görünsün. Biliyoruz ki “Nice taşlar vardır Allah korkusuyla yuvarlanan, bağrında ırmaklar saklayan”.

Kendisini insanlardan soyutlamış bir tür ruh hastasıdır şair. Konuştuğu kendisidir, dinlediği kendisi. Âriftir ammâ; susması, içinde harp eden fikir ve cümleleri susturamamasındandır. Bu fikir ve cümleler yığını bir o kadar da barışıktırlar kendi aralarında. Şair bu açmazla hem bitap hem huzurlu nasıl olunur, bilendir. Hem nehir yatağını bulunca akar... Şair; akacak bir yatak bulamadığından susar, susar, su/sar...

Öyle sadece nefes almaz şair, yaşar.

Yaratılmışların hiçbirine kayıtsız değildir meselâ. Bir kediye yol verir, bir kuşu dinler, bir ağacı izler. Göğe karışmıştır, yağmura alışmıştır.

Güneş’in yaz ve kış aylarında yer değiştirdiğini bilen iyi bir coğrafyacıdır şair. Altın yükseldi mi bilmez, bilmez dolar düştü mü! Düşüp durur habire fikir ve sevda kuyularına, teslimiyetle yükselip Mısır’a sultan olur, köleyken Allah’a.

Benim diyen ziraatçılara taş çıkarır şair, çiçek adlarını ondan sor. Sor Ağustos’un kaçında düşmeye başlar yaprak?

İyi bir nakkaştır sonra, hangi duygu hangi iskarpelayla neresinden yontulursa şiire dönüşür, bilir. Bilir, şiir müziğin bir diğer adı olmalıdır aslında, bundan sebep müzisyendir biraz da. Okundukça besleyen, yazdıkça demlenen, demleyen...

Bak; o akasya da şairdir beyim, yanan Tur’da. O dağ şairdir, Musa’yı inandırmak için parçalandığında. Ve benim inandığım Allah ki yoktur tanrı tapılacak başka, şairi sever, sevdiği gibi şiiri...

Az konuşuyorum çok yazıyorum diye bana kızma. Asosyal değilim, şairim yalnızca. Anla.

Bu Allah işi dağları, bu dünyalı gözlere mi göstereyim?

Sumeyra Sıddık Arşivi
16 Sayı: 16 - Kasım 2017 Sayıya git

Bu Sayıya Ait Makaleler