Yolunu şaşıranlar, yolda olanlara şöyle bir baktı:
Kaç durak sonra ineceksiniz?
İnenlerden yer mi açılacaktı!
Niyetsiz bir soru...
Biraz da laubali, dalga geçer gibiydiler.
Yolu şaşıranlar, yolda kalanlar...
Bir yalancı şoförün muavini gibiydiler.
Eğri yollardan geçtiler, karanlık duraklardan...
Yol bozuk, şoför hasta!
Bu çarkıt dolmuşa bile bile bindiler.
Dosdoğru yolda olanlardan el cevap
Dar’ul Karar'a varır varmaz...
