Evet ben Vicdan
bir bedenin en aranır parçası
ve ben en çok emeği olan bu dağlarda
en önemlisi de bütün dünyada
asırlık çınarlar gibi
dikilirim insan denilen makinanın dağarcığında
ya da bir canavar misali körelen beşer
beni de asıverir, beni de lekeler işte o
darağacında …
En çok gençken doğarım güneşe
yahut yaşlıyken sevilirim
kalpleri sımsıkı avuçlarım bazen
can yakarım, acıtırım göz yaşlarını
kahverengi hüzzamlar çizerim göğe
yahut masmavi bir sevinçle sularım toprağı
Durup da düşünmeden edemez zihin
illa korkuturum geceleri hatta gündüzleri
saklayamaz beni ne zifiri karanlık
ne de koskoca bir aydınlık …
Kitabımdır bazen, kayayımdır, ağırımdır.
Tehlikelidir soyum
çetin dirilikler sunarım hayata
ya da çok kara bir yazgıyı
özge önerilerle sorgularım,
saiksiz bir uğultuya kafa tutarım
rahatlatırım ve kaynaştırırım unutmaları, unutturmaları
unutuldum mu mesela
çok kızarım, öfke dolarım
ibre ibre batmak isterim alçaklığa
Ama her ne olursa olsun
unutuldum mu, unutulurum işte
Hiç hatırlanmam bile
Özlesenizde
Ölsenizde…
