Vicdan
TEMMUZ Sayı: 16 - Kasım 2017

Evet ben Vicdan

bir bedenin en aranır parçası

ve ben en çok emeği olan bu dağlarda

en önemlisi de bütün dünyada

asırlık çınarlar gibi

dikilirim insan denilen makinanın dağarcığında

ya da bir canavar misali körelen beşer

beni de asıverir, beni de lekeler işte o

darağacında …

En çok gençken doğarım güneşe

yahut yaşlıyken sevilirim

kalpleri sımsıkı avuçlarım bazen

can yakarım, acıtırım göz yaşlarını

kahverengi hüzzamlar çizerim göğe

yahut masmavi bir sevinçle sularım toprağı

Durup da düşünmeden edemez zihin

illa korkuturum geceleri hatta gündüzleri

saklayamaz beni ne zifiri karanlık

ne de koskoca bir aydınlık …

Kitabımdır bazen, kayayımdır, ağırımdır.

Tehlikelidir soyum

çetin dirilikler sunarım hayata

ya da çok kara bir yazgıyı

özge önerilerle sorgularım,

saiksiz bir uğultuya kafa tutarım

rahatlatırım ve kaynaştırırım unutmaları, unutturmaları

unutuldum mu mesela

çok kızarım, öfke dolarım

ibre ibre batmak isterim alçaklığa

Ama her ne olursa olsun

unutuldum mu, unutulurum işte

Hiç hatırlanmam bile

Özlesenizde

Ölsenizde…

M. Furkan Gökçe Arşivi