Bana üstten korumalı bir koltuk bahşetseniz yüce Efendim
Razıyım en kıytırığına dahi, protokolde yeri olsun yeter ki
Masamda bir takım sumen, kartvizitler ve bir isimlik
Kapısında adım yazan bir oda, olsa bile en küçüğünden
Yer verseniz toplanıp da iri laflar ettiğiniz masada
Ufak, sönük, dikkate değmez... En kıyıda köşede
Fotoğraf karelerine girebileceğim bir pozisyonda
Menfaat kokusuna duyarlı burnumun ucuyla da olsa
Kuş sütü eksik sofralarınızda büyük Patron
Diyorum ki, bana da bir servis açtırıverseniz
Yemekler için ayrı, tatlılara farklı çatal bıçak
En örtü gibisinden peçeteler ve iç içe birkaç tabak
Sokağın sesine kapalıdır daima kulaklarım. Bilhassa acılara
Hayli kavîdir gönlümün derisi, işlemez hüzün ve gözyaşı
Kıpırdatmam asla kıllarımın bir tekini bile dünya yansa
Mahirim birlikte yaşama konusunda bana dokunmayan yılanlarla
Hiç rahatsız etmem haşmetli Sahip! Emin olunuz
“Şerefimle” temin ederim sizi, olurum en sessiz kulunuz
Bulurum türlü çeşit gerekçe biatim için merak buyurmayınız
Yeter ki, sâdık bendenizi kapınızın iç eşiğinden ayırmayınız
