halepte hafızamızı vuruyorlar abi
fotoğraflar kanıyor gözümün içinde
gözlüksüzüm ben böyle acizim abi
halep bu direngen bilirim lakin
ölen benim ölen benliğim benim abi
reelpolitik nutuklardan taşan bir himaye
hayasız parmak uçlarında ıslanan bu gece
imzalı paçavralar tutuşturuyor bak hele
şehrin tepesinde mahalle göbeğinde tarih içinde
ateş yakıcı ateş yıkıcı ateş vahşi ama
halep bu halil olmayı da bilir abi bilir de
tükenen benim tükenen insanlığım benim abi
halepte arka sokakta cami önünde
bir öfke bileyicisi var beyamca
onca zamandır öfke biler durur
ama hırs ama hınç habire kudurur
bir insanlık ölüyor bu kesin
bir ümmet diriliyor bu belki
dünya bildim ki şerrefsizin teki
üçü beşi bahsi değil bu bilirim topunun yekünü
kemik kemik çıkıyorlar inlerinden conu rusu farsı
bir ömer kiniyle bir hattap nefretiyle bir ümmet hıncıyla
kin bu kustukları kalleş kursaklarından
beybabaları bilir de tutar kemik ucunda
kuyruk acılarını gıdıklar durur ihanet yuvalarında
kendini kusuyor gibi zehrinden yorgun düşmüş bir akrep
kendini doğurur gibi kabuk değiştiriyor haşarat
halep oradaysa ki sanki bir şey
o halde arşın hangi heybede
ökçeli yahut ökçesiz ama bu derdin en sert dilimi
halep evet evet bu kez çesiz
kahpe kirli bir hüküm ve gerekçesiz
şamın noktalarını söküyorlar
bak hele gecenin zifir daldasında
bir sam sinin sinesinde zehirli bir hançerdir
üç nokta bir göz üc damla reçetesiz baba
arşınını arıyoruz biz bulacağız ama
siz salebe buyrun en iyisi niye ki bu halep çesiz
güz de bir eldir gizli güzel kim bilir şimdi ne güzeldir
haz ana dökülür güz ele gaz ele bir şehir bir gazele
ama sen sadece bu değilsin amerika
sen en aslında en osun osun işte
