Anne Ben Geldim
TEMMUZ Sayı: 6 - Ocak 2017

insan bazen yeniden açılır işte

bir kalemtıraşın içinde çevrilen kalem gibi

vicdanın üzerinde serpilir sessizce bir gül

bakarsın bir gün çıkageliriz türkülerle

gün çiçek açmış bir gün olur

öpülmüş alınlar görürüz beş vakit

çıyanları yuvalarından çıkarır solukları bütün âleme yeter

bir gün bir kapıdan bin kişilik bir ordu olarak gireriz

gecenin göğsünde yaslanmış bir gül büyür

ve gece bir nar gibi yayılır şehre

gece bir süt anne gibi emzirir de büyürüz biz

çağa sunulan ve ülkeye yayılan hür düşünceler

şehre aşka tutulmuş kalpler dağılır fethin mübini

kasım kasımpatı ve yayılan buğular

iğde dallarına bir çiğ düşer nar kırmızısı

suyu bilmezdim ya denizde bulurum kendimi

içimdeki vampirler ölür bin kırlangıç uçar pervazlarımdan

dağ başlarında okuyacak dizelerimiz olur

dereler dinleyecek balıklar dinleyecek sümbüller eğilecek

Yağmurlar da yıkanmış adamlarla yürürüz biz su da

Yağmurlar da yıkanmış adamlarla biliriz biz güneşi


iyi şeyler sadece ajanslara düşenlerden ibaret değildir

gitmediğimiz yerlerden vuruluruz biz

inceldiğimiz yerlerden kopmayız inan bana

ne solmak ne de solgunluk değildir kaygımız

güz günü kederler üzerine bir fecir muştusu yayılır

kurak topraklar içre akan ırmaklar vardır

uzak ve yoksul bir köyde dingin düşler düşer payımıza

mesafeler kısalır yakın olur uzaklar

sedef bir çiçek olarak işlenir sabahlar içimize

içimizi açan bir dağ düşer içimize içini açan

ne gümüş bir cümle olur o: anne ben geldim

İmdat Akkoyun Arşivi